Haberler

Anayasa Mahkemesi’nin Çek Kanunu’nun 5. Maddesi Hakkında İptal Kararı 


5941 sayılı Çek Kanunu’nun “Ceza sorumluluğu, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı” başlığını taşıyan 5’inci maddesinin Anayasa’nın 2., 5., 13., 19., 36., 38., 38., ve 141. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek Anayasa Mahkemesi’ne bu maddenin iptali için başvuru yapılmıştır. Anayasa Mahkemesi, 26.07.2017 tarihli kararıyla, yapılan başvuru sonucunda 5’inci maddenin birinci fıkrasının ikinci cümlesindeki aşağıda koyu renkle gösterilen ibarede Anayasa’ya aykırılık tespit ederek, anılan ibarenin oybirliğiyle iptaline karar vermiştir.

 

İptal edilen 5’inci maddenin birinci fıkrasının ilk iki cümlesi şöyledir:

 

“Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak “karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, bin beş yüz güne kadar adli para cezasına hükmolunur. Ancak, hükmedilecek adli para cezası; çek bedelinin karşılıksız kalan miktarı, çekin üzerinde yazılı bulunan düzenlenme tarihine göre kanuni ibraz tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanuna göre ticari işlerde temerrüt faizi oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile takip ve yargılama gideri toplamından az olamaz.”

 

Fıkranın yukarıda koyu renkle gösterilen kısmının, Anayasa Mahkemesinin 26.07.2017 tarihli 2016/191 E., 2017/131 K. sayılı kararı ile anayasaya aykırı bulunarak oybirliği ile iptaline karar verilmiştir.

 

Anayasa Mahkemesi’nin bozma kararında şu gerekçelere dayanılmıştır:
 

  • Kuralda, temerrüt faizinin başlangıç tarihinin “düzenleme tarihine göre kanuni ibraz tarihi” olarak belirlenmesine karşın, faizin hangi tarihe kadar işletileceği belirtilmemiştir. Bu durum, sanık hakkında hükmedilecek adli para cezasının miktarı bakımından öngörülmezliğe sebebiyet vermektedir.

 

  • Karşılıksız kalan çek miktarı için yapılacak takip masrafları, takibin icra veya iflas yoluyla yapılmasına göre değişkenlik gösterebileceği gibi takip sürecinde değişkenlik gösterebilir. Bu durum sanık hakkında hükmedilecek adli para cezasının miktarı bakımından belirlilik içermemektedir.

 

  • Çekle ilgili olarak “karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet verenler hakkında icra mahkemesinde açılan davada yargılama giderlerinin herhangi bir tereddüte yer vermeyecek şekilde önceden belirlenmesi mümkün değildir.

 

  • Cezanın miktarı bakımından öngörülmezliğe sebebiyet verdiğinden 5’inci maddenin ilk fıkrasının ikinci cümlesi, suç ve cezaların kanuniliği ilkesine aykırı bulunmaktadır.

 

Bu gerekçelerle, Anayasa Mahkemesi, 5941 sayılı Çek Kanunu’nun 5. maddesinin ilk fıkrasının ikinci cümlesindeki anılan ibareyi, Anayasa’nın 38. maddesine aykırı bularak iptaline oybirliğiyle karar vermiştir.

 

 

 

Sonuç:

 

Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında 5’inci maddenin birinci fıkrasının ikinci cümlesindeki anılan ibarenin iptaliyle birlikte artık verilecek adli para cezasının, karşılıksız kalan kısmı için ibraz tarihinden itibaren yürütülecek 3095 sayılı kanuna göre işletilecek ticari temerrüt faizi, takip ve yargılama giderlerinden az olamama koşulu kalkmış durumdadır. Hâkim, olayın durumuna göre bu üç kaleme bağlı olmadan hakkaniyete uygun bir adli para cezasına hükmedecektir.


Bu değişiklikle birlikte, hâkim tarafından karşılıksızdır işlemi yapılan çekin keşidecisi hakkında, bin beş yüz güne kadar adli para cezasına ve hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına hükmedilecektir. Hâkim, ayrıca, ilgili kişi hakkında halihazırda çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı bulunması halinde bu yasağın devamına hükmedecektir. Adli para cezası hakkında “karşılıksızdır” işlemini yapan keşideci tarafından ödenmezse, hapis cezasına çevrilmektedir.