Makaleler

Fazla Çalışma Alacağında Yazılı Delil ile İspat Zorunluluğu 

 

   İş sözleşmesinin genel olarak bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden meydana geldiği kabul edilmektedir. Gerek 4857Sayılı İş Kanunu’nun 8.maddesi gerekse 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 393.maddesi gereği iş sözleşmesi, ücret, iş görme ve bağımlılık temelleri üzerine kurulmuştur.

   Kanun koyucu ‘Ücret’ ve ‘İş Görme’ unsurlarını, iş sözleşmesi taraflarına karşılıklı edimler yüklemek ve farklılıklar getirmiş olup, 4857 Sayılı İş Kanunun 41/1. maddesinde yer alan fazla çalışma, Kanunda yazılı koşullar çerçevesinde, haftalık kırk beş saati aşan çalışmalar olarak tanımlanmış, 06.04.2004 tarihli Resmî Gazetede yayınlanan 25425 Sayılı İş Kanunu’na İlişkin Fazla Çalışma ve Fazla Sürelerle Çalışma Yönetmeliği ile usul ve esasları belirlenmiştir.

 

   TBK.39. Madde: "Fazla çalışma, ilgili kanunlarda belirlenen normal çalışma süresinin üzerinde ve işçinin rızasıyla yapılan çalışmadır. Ancak, normal süreden daha fazla çalışmayı gerektiren bir işin yerine getirilmesi zorunluluğu doğar, işçi bunu yapabilecek durumda bulunur ve aynı zamanda kaçınması da dürüstlük kurallarına aykırı olursa işçi, karşılığı verilmek koşuluyla, fazla çalışmayı yerine getirmekle yükümlüdür. Özel kanunlardaki hükümler saklıdır."

   İK. 41/1. Madde: "Ülkenin genel yararları yahut işin niteliği veya üretimin artırılması gibi nedenlerle fazla çalışma yapılabilir. Fazla çalışma, Kanunda yazılı koşullar çerçevesinde, haftalık kırk beş saati aşan çalışmalardır. 63’üncü madde hükmüne göre denkleştirme esasının uygulandığı hallerde, işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık iş süresini aşmamak koşulu ile bazı haftalarda toplam kırk beş saati aşsa dahi bu çalışmalar fazla çalışma sayılmaz."

 

 

  1. İspat Yükü

   Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi kural olarak bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununda ispat yükü hakkında herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Kanunun 9. maddesindeki gönderme gereğince iş mahkemelerinde ispat yükü ile ilgili 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunundaki hükümler uygulanır. Bu doğrultuda kanunlarda özel bir düzenleme olmadıkça, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190/1. maddesi gereğince iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan lehine hak çıkaran taraf, iddiasını ispatlamakla yükümlüdür.[1]

Yargıtay Yerleşik İçtihatlarınca fazla çalışmanın saptanması konusunda; işçi tarafından imzalı bordro kesin delil olarak kabul edilmekle birlikte, fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları ve yazılı belge bulunmadığı takdirde tanık beyanlarının delil niteliğinde olduğu kabul edilmektedir.[2]

   2. Yazılı Delil

   İşçinin fazla çalışma yaptığını öncelikle ücret hesap pusulaları ve bordrolarla yazılı değil bulunmadığı takdirde tanık beyanları ile ispatlaması mümkündür. İş Kanunu’na İlişkin Fazla Çalışma ve Fazla Sürelerle Çalışma Yönetmeliğinin 10.maddesinde yer alan, “İşveren, fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışma yaptırdığı işçilerin bu çalışma saatlerini gösteren bir belge düzenlemek, imzalı bir nüshasını işçinin özlük dosyasında saklamak zorundadır. İşçilerin işlemiş olan fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışma ücretleri normal çalışmalarına ait ücretlerle birlikte ödenir. Bu ödemeler, ücret bordrolarında ve işçiye verilmesi gereken ücret hesap pusulalarında açıkça gösterilir.” ifadesiyle yönetmelikte belirtilen hususlara uyulması ve diğer yükümlülüklerin yerine getirilmesi fazla çalışmaların ispatında işverenin lehine değerlendirilmektedir.

   Ücret bordroları göz önünde tutulmadan fazla çalışma ücreti hesap edilemez. Ücret bordroları bir ödeme belgesi olup, yargılamanın her safhasında ileri sürülebilir.[3] İhtirazı kayıt ileri sürülmeden imzalanmış olan fazla çalışma tahakkuku yapılmış bordroya karşın fazla çalışma yaptığını iddia eden işçinin bu aşamada tanık deliline itibar edilmeyeceği, yazılı bir belge ile ispatlanması gerektiği Yargıtay Yerleşik İçtihatlarınca kabul edilmiştir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazı kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.[4]

   Yargıtay 22. Hukuk Dairesi’nin emsal kararında yer alan Bordroların imzalı ve ihtirazı kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.”[5] hüküm ile ihtirazı kaydın ve imzalı bordro tahakkuklarının önemi vurgulanmıştır.

Ayrıca İş Kanunu’na ilişkin “Fazla Çalışma ve Fazla Sürelerle Çalışma Yönetmeliği Fazla Çalışmanın belgelenmesi” başlıklı 10.maddesinde işverene ‘’fazla çalışmanın belgelenmesi’’ yükümlülüğü getirilmiştir. Bu nedenle fazla çalışmaların karşılığının ödendiğini ispatı işveren üzerinde olduğu, işveren tarafından ödeme olgusunu tanıkla ispatı mümkün değildir.

   Sonuç olarak;

 

  İşyeri kayıtları ve ücret bordroları tarafların iddialarını ispat noktasında önem arz etmektedir. İşçinin ihtirazı kaydı bulunmadığı takdirde ücret bordrolarına göre ödenen fazla çalışma ücretinin yanı sıra, imzasız veya ihtirazı kayıtlı bordrolara karşı işverenin puantaj, giriş çıkış kayıtları gibi yazılı delillerin varlığı halinde soyut anlatımların (tanık beyanlarının) itibar görmeyeceğini ve her halükârda tanık beyanları ile işyeri kayıtlarının uyumlu olması gerektiği kabul edilmektedir.

 

   Av. İrem Karademir

 

Dipnotlar:

[1] YILDIZ, Gaye Burcu, Fazla Çalışmanın İspatı, MESS Sicil İş Hukuku Dergisi, Mart 2012, s.114

[2] MÜLAYİM, Baki Oğuz, Fazla Çalışmanın İspatlanması, İş ve Hayat Dergisi, 9.Sayı, s.134

[3] GÜNAY, Cevdet İlhan, İş Kanunu Şerhi, Ankara,2015, s.1773

[4] Y.22. HD, T. 14.10.2019, E.2017/29634, K.2019/18914,

[5] Y.22. HD, T. 19.01.2016, E.2014/26998, K.2016/1091

Hukukta güncel gelişmelerden haberdar olmak için blog ve bültenlerimize kayıt olabilirsiniz: