Makaleler

Kişisel Verilerin Korunması Kapsamında "Unutulma Hakkı" 

 

1. Unutulma Hakkı nedir? Kişisel Verilerin Korunması Hakkı ile bağlantısı nedir?

Bilişim çağındaki gelişmelerin doğal bir sonucu olarak ortaya çıkan ve temel bir insan hakkı mertebesine erişmiş olan unutulma hakkı, dijital hafızada yer alan ve bireylere ait rahatsız edici her türlü kişisel içeriğin talep üzerine bir daha geri getirilemeyecek biçimde ortadan kaldırılmasıdır. Dijital teknolojinin gelişimi ve internet ile piyasalar üzerindeki kültürel ve sosyal dönüşüm, neredeyse unutulma hakkının ortaya çıkışını zorunlu bir hale getirmiştir. 2012 yılının başlarında Avrupa Komisyonu’nun adalet, temel haklar ve vatandaşlıktan sorumlu üyesi Viviane Reding tarafından yapılan açıklama ile gündeme gelmiştir.[1] Yapılan açıklamada da değinildiği üzere, Avrupa örnekleminde yapılan günlük hayatımızda internet sitelerine aktarmış olduğumuz bilgilerin nereye gittiği konusundaki tereddütlere ilişkin araştırmada, Avrupalıların %72’si gibi büyük bir çoğunluğu kişisel bilgilerini vermiş oldukları şirketlerin bu bilgileri nasıl ve nerede kullandıklarının merakı içerisindedir.

Aynı tereddüt karşılıklı bir şekilde şirket ve iş sahipleri açısından da mevcuttur. Tüzel kişiliklerine ait verilerin güvenli bir şekilde saklanması veya sahip oldukları verilerin toplanması ve saklanma aşamalarının sınırları içerisinde çalıştıkları ülkelerin veya vatandaşların mevzuatları ile uyumlu olup olmayacağı konusunda bir duraksama yaşanmaktadır. İnternetin hayatlarımıza girmesiyle birlikte geçmişte alınan koruma tedbirleri, günümüzde internetin etkisinin artması ile birlikte yeterliliğini ve geçerliliğini yitirmiştir. Bir örnek ile somutlaştıracak olunduğunda, 1993 yılında yapılan bir düzenlemede internet yalnızca %1 oranında internet bazlı iletişime ilişkin veri içerirken, günümüzde bu oran %97’lere çıkmış durumdadır.

Tanımından ve güncel durumdan da anlaşılacağı üzere unutulma hakkı, özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması prensipleri ile oldukça bağlantılıdır. Bir bireyi oluşturan ana unsurların kendisine ait kişisel veriler olduğu düşünüldüğünde, bir tüzel kişi türü olan şirketlerin de günümüzde en önemli varlıkları sahip oldukları verilerdir. Bu veriler güven ihtiyacını da beraberinde getirmektedir. Bu güvenin tesis edilmesi, unutulma hakkının kişisel verilerin korunması ve verilerin dokunulmazlığının teminat altına alınması ile sağlanabilmektedir. Bu bağlamda, unutulma hakkının kişisel verilerin gelecekteki kullanımını belirlemede ve mahremiyetini desteklediği nedeniyle  bilişim sistemlerindeki kişiye ait bilgilerden dolayı çoğu kişilik hakları ihlal edilen kişilerin hak ihlalini önleme konusunda hukuki bir çare olacağını söylemek mümkündür. Nitekim Anayasamızın 20. maddesinde düzenlenme alanı bulan kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı, kişisel verilerin silinmesini talep edebilmesini ve kişinin veri tabanında kendi özerkliği ve onuru çerçevesinde birtakım bilgilerin yer almamasını istemeyebilme tercihini de kapsamaktadır. Dolayısıyla kişinin kişisel verilerin korunmasının sağlanması hususunun unutulma hakkından bağımsız bir şekilde düşünülmesi mümkün olmayıp, unutulma hakkı bu amacın gerçekleşmesine ilişkin düzenlemelerin asli kaynağını oluşturmaktadır.

 

2. KVKK kapsamında unutulma hakkı nasıl düzenlenmiştir? Ülkemizde düzenlemelerin uygulanmasına ilişkin süreç nasıl işlemektedir?

Unutulma hakkının ülkemizde uygulanması Anayasa Mahkemesi’nin kararlarında her ne kadar gündeme geliyor olsa da belli bir döneme kadar kesin, mutlak ve tam olarak uygulamaya konulamamıştır. Ancak misyonu Anayasada öngörülen özel hayatın gizliliği ile temel hak ve özgürlüklerin korunması kapsamında, ülkemizde kişisel verilerin korunmasını sağlamak ve buna yönelik farkındalık oluşturarak bilinç düzeyini geliştirmek, aynı zamanda veri temelli ekonomide özel ve kamusal aktörlerin uluslararası rekabet kapasitelerini artırıcı bir ortam oluşturmak olan Adalet Bakanlığı’na bağlı olarak çalışmalarını yürüten Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun vermiş olduğu 23.06.2020 tarihli ve 2020/481 sayılı karar ile unutulma hakkının tasarlanan şekilde mutlak bir şekilde uygulanmasının başlangıcı verilmiştir. Karar özetle, kişilerin isim ve soy isimleri kullanılarak arama motorları üzerinden yapılan aramaların getirdiği sonuçların arama motorundan çıkarılmasına ilişkindir. Karar verilme aşamasında yapılan incelemede Anayasamızın 20. maddesindeki düzenleme ile koruma altına alınmış olan “Özel Hayatın Gizliliği” başlıklı hüküm başta olmak üzere, KVKK md. 4, 7 ve 11 nazara alınmıştır. Bu verilen kararla birlikte unutulma hakkı fiilen karar sonucunda ve değerlendirmesinde yer bulmuş olup, ülkemiz özelinde uygulamaların önünü açmıştır.

Kişisel Verilerin Korunması Kurulu, unutulma hakkının ihlal edildiğine ilişkin başvuruların hangi usulle çözüleceğini ve nasıl bir yol izlenmesi gerektiği, başvuru ve şikayet hakkına ilişkin düzenlemeler yaparak bu konuyu açıklığa kavuşturmuştur. Söz konusu düzenleme incelendiğinde ilgili kişilerin, arama sonuçlarının arama motorunun veri tabanından çıkarılmasına yönelik talepleri ile ilgili olarak;

  • Öncelikle arama motorlarına başvurmaları gerektiği,

  • Talebin reddi veya cevapsız kalması halinde ilgili kişinin Kişisel Verileri Koruma Kuruluna bizzat şikayette bulunabileceği

belirtilmiştir.

Kişinin ilgili arama motoruna başvururken nazara alması gereken şekli ve maddi unsurlar, belgeler ve bilgiler arama motorlarınca belirlenmektedir.

3. Unutulma hakkına ilişkin Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın Google kararı nasıl sonuçlanmıştır?

Avrupa’nın yeknesaklaşmasının sağlanmasında oldukça aktif bir rol üstlenen Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın 2014 tarihinde vermiş olduğu “Google Kararı”, rastgele bir internet kullanıcısının arama motoru Google’da bir avukatın adını arattığında elde edilen sonuçlar arasında bir günlük gazetenin yapmış olduğu haberde söz konusu ismi aratılan avukatın sosyal güvenlik borçlarının iyileştirilmesi için mülkünü satmak zorunda kalmasına ilişkin bilginin yer almasına ilişkindir.[2] İspanya’da gerçekleşen olayda yetkili makamların incelemesi sonucu Google’dan olaya ilişkin haber linklerinin kaldırılması istenmiş olsa da Google, bahsi geçen haberi yapan gazeteye ilişkin herhangi bir karar alınmamasını gerekçe göstererek temyiz yoluna gitmiş ve sürecin son aşamasında İspanya Yüksek Ulusal Mahkemesi görüş bildirilmesi talebiyle davayı Avrupa Birliği Adalet Divanı’na taşımıştır.

Google her ne kadar yapmış olduğu savunmasında kişisel verilerin silinmesinin özel hayatın gizliliği hakkını korurken kamunun bilgi edinme hakkını ihlal edeceğinden bahsetmiş olsa da, Divan hakların yarışmasında bireyin özel hayatının gizliliğinin somut olayda bilgi edinme hakkının üzerinde olduğunu belirterek burada üstün bir kamu yararı olmadığını ifade etmiştir. İddia ve savunmaların değerlendirilmesinden sonra Divan, kişinin internet ortamındaki kişisel verilerinin geçersiz ve ilgisiz ise söz konusu bilgilerin arama motorlarının sonuç listelerinden silinmesi gerektiğine karar vermiştir.

Şunu belirtmek gerekir ki, karar neticesinde yalnızca kaldırılması istenilen verilere erişimi sağlayan link kaldırılmış olup internet sayfası varlığını devam ettirmektedir. Google kararından da anlaşılacağı üzere, unutulma hakkının ihlal edilip edilmediğinin değerlendirilmesi hususunda bireye özgülenen özel hayatın gizliliği hakkı ile kamunun haber alma hakkı arasındaki menfaat ölçümünün her somut olayı kendi özellikleri çerçevesinde değerlendirilerek yapılması söz konusudur.

 

4. Unutulma hakkının ölçütleri nelerdir? Kimler unutulma hakkı kapsamı dışındadır?

Yukarıda bahsedilmiş olan Google kararı, unutulma hakkının hukuk literatüründe yer aldığı günden bu yana verilmiş olan dikkat çekici kararlardan biridir. Google yetkilisi karar verildikten sonra unutulma hakkı kapsamında arama motorunda bulunmaması gereken verilerin tespit edilmesi aşamasında kullandığı ölçütleri şu şekilde sıralamıştır:

Bilgi,

  • bir siyasetçi, ünlü şahıs veya kamusal figüre ilişkin mi?

  • saygın bir haber kaynağından mı?

  • güncel mi?

  • siyasi konuşma nitelikli mi?

  • tüketicileri ilgilendirebilecek davranışlara ilişkin mi?

  • henüz tümüyle infaz edilmemiş mahkumiyet söz konusu mu?

  • bilgi hükümet tarafından yayımlanmış mı?[3]

Ancak Divan’ın vermiş olduğu kararda da bahsedildiği üzere belirlenen ölçütler oldukça subjektif ve değişkenlik gösterebilir niteliktedir.

Almanya’da Yargıtay, unutulma hakkı ile ilgili bir davada kamuoyunun bilgi alma hakkının kişisel verilerin korunması hakkından üstün olduğuna hükmetmiş olup başvuran kişinin unutulma hakkı talebini geri çevirmiştir. Yargıtay hakimleri hem kamuoyunun bilgi alma hakkının hem de bireylerin kişisel verilerinin korunması hakkının önemli değerler olduğunu, her davada tekrar tekrar hangi özgürlüğün daha ağır bastığına bakılması gerektiğini belirterek kişisel verilerin korunma hakkının önceliği olmadığına hükmetmişlerdir.

Birbirlerinden zıt hüküm verilmiş olan bu kararlar nazara alındığında, unutulma hakkının hangi durumlarda korunacağı ve diğer haklardan üstün tutulacağı kesin olarak belirlenmemiş olup, somut uyuşmazlığa göre her olayın kendi içerisinde değerlendirilerek menfaat ihlalinin belirlenmesi gerektiğini söylemek mümkündür.

 

5. Bilişim Hukuku kapsamındaki unutulma hakkını da içeren sosyal medya düzenlenmesi uygulamada hangi değişiklikleri içermektedir?

31 Temmuz 2020 Cuma günü 31202 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak kabul edilmiş olan İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’da sosyal medya kullanımı ve bununla birlikte unutulma hakkına ilişkin 10 yeni madde bulunmaktadır.

Yeni düzenleme ile birlikte internet ortamı ve sosyal medya kullanımında hakim olacak maddeler ayrıntıları incelendiğinde, söz konusu maddelerin 01.10.2020 tarihinde yürürlüğe girmesi ile birlikte

  • internet kullanıcılarının kişisel başvurularında veya kamu kurumlarının bildirimlerinde yaşanan zorlukların aşılması için sosyal ağ sağlayıcılarıyla muhataplık ilişkisi kurulması sağlanacak,

  • idari para cezaları, muhatabın yurt dışında bulunması halinde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından doğrudan doğruya muhataba, internet sayfalarındaki iletişim araçları, alan adı, IP adresi ve benzeri kaynaklarla elde edilen bilgiler üzerinden elektronik posta veya diğer iletişim araçlarıyla da bildirilebilecek olup söz konusu idari para cezası 100 bin liradan 1 milyon liraya kadar artırılacak,

  • erişimin engellenmesi kararı yerine içeriğin çıkarılması kararı verilmesine imkan sağlanacak, içerik ve yer sağlayıcılarca yerine getirilecek olan bu kararlar içerik ve yer sağlayıcılara bildirilerek gerekli işlem tesis edilecektir.

Başak Güler

 

Dipnotlar:

[1] Açıklamanın tam metni için bkz. Viviane Reding, “The EU Data Protection Reform 2012: Making Europe the Standard Setter for Modern Data Protection Rules in the Digital Age”http://europa. eu/rapid/

[2] http://curia.europa.eu(Erişim Tarihi: 07.8.2020).

[3] David Drummond, “We need to talk about the right yo be forgotten” The Guardian (Erişim Tarihi: 07.08.2020)

 

Hukukta güncel gelişmelerden haberdar olmak için blog ve bültenlerimize kayıt olabilirsiniz: