Ara
  • Kılıç Çaylı & Partners

Şirketlerin Tam Bölünmelerinde Oluşan Yeni Şirketlerin Sorumluluğu

En son güncellendiği tarih: 11 Tem 2020

I. TTK Uyarınca Tam Bölünme:


Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 159’ uncu maddesinde düzenlenen;


“Bir şirket tam veya kısmi bölünebilir.

a) Tam bölünmede, şirketin tüm mal varlığı bölümlere ayrılır ve diğer şirketlere devrolunur. Bölünen şirketin ortakları, devralan şirketlerin paylarını ve haklarını iktisap ederler. Tam bölünüp devrolunan şirket sona erer ve unvanı ticaret sicilinden silinir.” hükmü gereğince, sermaye şirketlerinin ve kooperatiflerin tam bölünme ile yapılanmalarına imkân tanınmıştır.


Kanun maddesine göre tam bölünmede, bölünecek şirketin mal varlığının tamamı bölünerek, mevcut bir şirkete veya kurulacak olan en az 2 şirkete devrolunacaktır. Tam bölünen şirketin ortakları ise aksi kararlaştırılmadıkça devralan şirketin ortağı haline gelmektedir.


II. Tam Bölünen Şirketin Borçlarından Sorumluluk:


Tam bölünme gerçekleştirecek şirketin sorumluluğuna yönelik olarak Türk Ticaret Kanunu’nda çeşitli hükümler düzenlenmiştir.

  • Türk Ticaret Kanunu’nun “Bölünmeye Katılan Şirketlerin İkinci Derece Sorumluluğu” başlığı altında yer alan 176’ncı maddesinin birinci fıkrasındaki; Bölünme sözleşmesi[1] veya bölünme planıyla kendisine borç tahsis edilen şirket, bu suretle birinci derecede sorumlu bulunan şirket, alacaklıların alacaklarını ifa etmezse, bölünmeye katılan diğer şirketler, ikinci derecede sorumlu şirketler, müteselsilen sorumlu olurlar.”

hükmü gereğince tam bölünme gerçekleştirilmeden, bölünme sözleşmesi veya bölünme planı ile kendisine borç tahsis edilen şirket, bölünen şirketin borçlarından birinci derecede sorumlu olmaktadır. Borcun tahsis edildiği şirketin, kendisine tahsis edilen borçları ödememesi halinde ise bölünmeye katılan diğer şirketler, tahsis edilen bu borçlardan ikinci derece ve müteselsilen sorumlu olmaktadırlar.


  • Türk Ticaret Kanunu’nun “Bölünmenin Dışında Kalan Mal Varlığı” başlığı altında yer alan 168’inci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü gereğince de bölünme sözleşmesi veya planı ile bölünmeye katılan şirketlere tahsis edilmeyen borçlardan, tam bölünmeye katılan şirketler müteselsilen sorumlu olacaklardır.


Doktrinde bu konu hakkında bulunan görüşler dikkate alındığında; borç tahsis edilen ve bölünmeye katılan birinci dereceden sorumlu bulunan şirketin, alacaklıların alacaklarını ödememesi durumunda, bölünmeye katılan diğer şirketler bu borçlardan birlikte sorumlu olacaklardır. Ancak bölünmeye katılan şirketlerden herhangi birine borç tahsis edilmez ise, bölünmeye katılan bütün şirketler borçlardan müteselsilen (birlikte) sorumlu olacaklardır.[2]


III. Tam Bölünmede Alacakların Teminat Altına Alınması ve Takibi:


  • Türk Ticaret Kanunu’nun “Çağrı” başlıklı 174’ üncü maddesi hükmü ve “Alacakların teminat altına alınması” başlıklı 175’inci maddesi hükmü gereğince, bölünme gerçekleştirecek şirketin alacaklılarına, alacaklarını bildirmeleri ve alacaklarının teminat altına alınması için istemde bulunmaları amacıyla ilan yapılır. Alacaklıların ilan tarihinden itibaren 3 ay içerisinde bölünecek şirketten istemde bulunması ve alacaklarını teminat altına aldırmaları gerekmektedir. Alacaklıların alacaklarının ödenmesi halinde veya bu alacakların tehlikeye düşmediğinin ispatı halinde bölünme gerçekleştirecek şirketin, alacaklıların alacaklarını teminat altına alma yükümlülüğü ortadan kalkacaktır.

  • Türk Ticaret Kanunu’nun “Bölünmeye Katılan Şirketlerin İkinci Derece Sorumluluğu” başlığı altında yer alan 176’ncı maddesinin 2’ nci fıkrasında; “İkinci derecede sorumlu olan şirketlerin takip edilebilmeleri için, alacağın teminat altına alınmamış ve birinci derecede sorumlu şirketin;

a) İflas etmiş,

b) Konkordato süresi almış,

c) Aleyhinde yapılan bir icra takibinde kesin aciz vesikası alınmasının şartları doğmuş,

d) Merkezi yurt dışına taşınmış ve artık Türkiye’de takip edilemez duruma gelmiş veya

e) Yurt dışındaki merkezinin yeri değiştirilmiş ve bu sebeple hukuken takibi önemli derecede güçleşmiş, olması gerekir.”


denilerek ikinci derecede müteselsil olarak sorumlu olan şirketlerin alacaklılar tarafından takip edilebilmeleri için gerekli olan şartlar sayılmıştır.


IV. Tam Bölünmede İşçi Alacaklarından Sorumluluk:


Sermaye şirketlerinde bölünmenin gerçekleşmesi halinde işçilik alacaklarına ilişkin sorumluluklar ise Türk Ticaret Kanunu 178’inci maddesinde ve İş Kanunu’nun 6’ncı maddesinde öngörülmüştür. Bölünme sonucu işçi alacaklarından sorumluluğun düzenlendiği Türk Ticaret Kanunu’nun 178’inci maddesi, İş Kanunu’nun 6’ncı maddesine nazaran özel bir düzenleme olduğu için öncelikle uygulama alanı bulacak, bu hükümde düzenlenmeyen hususların mevcut olması halinde ise İş Kanunu 6’ncı maddesi hükümleri uygulanacaktır.


  • Türk Ticaret Kanunu’nun 178’ inci maddesi ile tam veya kısmi bölünen şirket işçilerine, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan hak ve alacaklarının bölünmeye katılan şirketlere devredilmesi veya devredilmemesine itiraz hakkı tanınmıştır. Anılan madde hükmüne göre işçilerin hizmet sözleşmelerinden doğan hak ve alacaklarının devralan şirkete geçişine itiraz etmemesi halinde bu sözleşmeden doğan hak ve borçlar bölünmeye katılan şirketlere (bölünme sözleşmesi veya bölünme planı ile borç tahsis edilen) geçecektir. İşçi bu halde bölünme nedeni ile devrolan alacaklarının teminat altına alınmasını isteme hakkına sahiptir.

İşçinin devre itiraz etmesi halinde ise, hizmet sözleşmesi yasal fesih bildirim süresinin sonunda sona erecektir. Hizmet sözleşmesinin sona ermesi nedeni ile muaccel hale gelen alacaklardan, bölünmeye katılan şirketlerden birine borç tahsis edilmemiş ise şirketler alacaklardan müteselsil olarak sorumlu olmaya devam edeceklerdir.


Sonuç:


Bölünme gerçekleştirecek şirketin alacaklarının alacakları dolayısı ile borç tahsis edilen şirket bu alacaklardan 1. derecede sorumlu olacaktır. Borç tahsis edilen bu şirketin söz konusu alacakları ödememesi halinde ise bölünmeye katılan diğer şirketler bu alacaklardan ikinci derece ve müteselsilen sorum olacaklardır. Ancak ikinci derece sorumlu olan bu şirketlerin bölünmeden kaynaklı borçlardan dolayı takip edilebilmeleri için TTK’ nın 176’ncı maddesinin 2’ nci fıkrasında sayılan hallerden birinin mevcut olması gerekmektedir.


Bölünmeden kaynaklı borcun bölünmeye katılan şirketlerden herhangi birine tahsis edilmemesi halinde ise, bölünmeye katılan tüm şirketler bu borçlardan müteselsilen sorumlu olacaklardır.

Av. Zülal Bulut

Halil Berkay Daştan

[1] TTK 166 md.- Bir şirket, bölünme yoluyla, mal varlığının bölümlerini var olan şirketlere devredecekse, bölünmeye katılan şirketlerin yönetim organları tarafından bir bölünme sözleşmesi yapılır. (2) Bir şirket, bölünme yoluyla, mal varlığının bölümlerini yeni kurulacak şirketlere devredecekse, yönetim organı bir bölünme planı düzenler. (3) Hem bölünme sözleşmesinin hem de bölünme planının yazılı şekilde yapılması ve bunların genel kurul tarafından 173’ üncü madde hükümlerine göre onaylanması şarttır. [2] Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 24.11.2015 tarihli, 2015/9490 E. 2015/21096 K. sayılı kararı

60 görüntüleme0 yorum