Ara
  • Kılıç Çaylı & Partners

5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu Kapsamında İdari Yaptırımların Zaman Bakımından Uygulanması



1. Petrol Piyasası Kanunu’nda İdari Yaptırımların Düzenlendiği 20.maddede Yapılan Değişikliklerin İncelenmesi


5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun idari yaptırımlar başlıklı 20.maddesine 14/2/2019 tarihinde uygulanan değişiklik ile idari yaptırımların zaman bakımından uygulanması hususu yeniden gündeme gelmiştir.


Tablo-1’de yer alan 20. Maddeye dair karşılaştırmada, genel anlamda idari yaptırım sürecinin muhatabın lehine olacak şekilde düzenlendiği görülmektedir.



2. Yapılan Değişikliğin Derdest Uyuşmazlıklara Etkisinin İncelenmesi


Tablo-1’de karşılaştırmalı olarak ele alınan altı çizili hususlar göz önünde bulundurulduğunda, 20.maddede yapılan değişiklikle idari yaptırım sürecinin hak düşürücü sürelerin işlenmesi ve düzeltici işlem tesis edebilme açısından muhatabın lehine düzenlemeler yapıldığı görülmektedir.


Yapılan değişikliğin faile lehe bir hüküm içermesi nedeniyle derdest uyuşmazlıklara, Kabahatler Kanunu’ndaki ilgili düzenlemeler ve Ceza Hukukuna hakim ilkeler nazara alındığında şüpheye mahal vermemektedir. Ancak bu düzenlemenin; maddi hukuka ilişkin ve lehe olması, geçmişe yürümesi açısından zorunlu unsurlardır.


3. Ceza Hukuku’na Hâkim Olan Lehe Hükmün Geçmişe Yürümesi İlkesinin İdari Yaptırımlara Uygulanabilirliği Açısından Değerlendirilmesi


Türk Ceza Kanunu’nun 7.maddesinin ikinci fıkrasında yer alan hükme göre, suçun işlenmesi anında yürürlükte olan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri arasında bir farklılık bulunması halinde, failin lehine olan kanunun uygulanması gerekmektedir. Lehe hükmün geçmişe yürümesi olarak adlandırılan bu ilke aynı zamanda Kabahatler Kanunu’nun 5.maddesinde Türk Ceza Kanunu’na yapılan atıf ve yer alan açık düzenleme göz önünde bulundurulduğunda, idari yaptırımlara ilişkin lehe düzenlemeler bakımından muhataba ve uyuşmazlığa derhal uygulanacaktır.


Bu durumda, fiilin işlendiği tarihten sonra bir kanun değişikliği olmuşsa, lehe olan hükmün tespit edilmesi ve fiile bu hükmün uygulanması gerekmektedir.[1]


4. Konuya ilişkin Danıştay Kararlarının Değerlendirilmesi


Petrol Piyasası Kanunu 20.madde hükmünde değişikliğe konu olan unsurların usuli veya maddi hukuka ilişkin bir değişiklik olup olmadığının tespiti önemli olup, Danıştay ilgili dairesince verilen kararlar arasında görüş birliğinden bahsetmek mümkün değildir.

Bu kapsamda Danıştay 13.Dairesi’nin vermiş olduğu bir kararda[2]: 20.madde uyarınca hakkında idari para cezası yaptırımı uygulanmış muhatap, daha sonra lehe olan bu değişiklik kapsamında para cezasının tarafına iadesinin gerçekleşmesi gerektiğine hükmetmiştir.

Davalı idarece karar temyiz edilmiş; temyiz isteği Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından kabul edilmiştir. Kararda; “yapılan değişikliklerin idari yaptırım uygulanmadan önce takip edilecek usule ilişkin olduğu, (…) Anılan değişikliğin fiillerin niteliklerinde ve cezalandırılmaları yönündeki iradede değişiklik yapmadığı, öngörülen ceza miktarlarını da değiştirmediği, yalnızca idari yaptırım uygulama usulüne ilişkin değişiklikler içerdiği göz önünde bulundurulduğunda zaman bakımından uygulanma noktasında geriye yürümeyecekleri sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu idari para cezasının sebebi olan eylem bakımından maddi anlamda ceza normlarında bir değişiklik olup olmadığı konusunda bir değerlendirme yapılmaksızın, 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yapılan değişikliğin lehe düzenleme kabul edilmesi neticesinde verilen iptal kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.”[3] Şeklinde hüküm kurulmuştur.

Daire üyeleri karşı oyunda ise, “(...) maddi-şekli ceza normu ayrımı yapılırken; değiştirilen kuralın, ceza verilip verilmemesini ve ceza verilecekse bile cezanın türünü, niteliğini ve miktarını etkileme ve değiştirme potansiyeli taşıyıp taşımadığının göz önünde bulundurulması gerekir. Ceza normundaki değişiklik, sayılan bu etkilere yol açıyorsa, o halde salt usul hukukuna ilişkin değil, aynı zamanda doğrudan maddi hukuka da ilişkin bir husus olarak değerlendirilmelidir. (...) dava konusu değişiklik niteliği itibarıyla salt usuli değil maddi hukuka ilişkin de bir değişikliktir ve idari para cezasının muhatabı bakımından lehe düzenleme niteliğindedir.” denilerek verilen temyiz istemini kabulü kararına aksi yönde görüş bildirmiştir.

Danıştay kararına konu olan bir diğer olayda ise, Rekabet Kurumu tarafından bir firmaya idari para cezası uygulanmasından sonra, para cezası uygulanmasını gerektiren hüküm yürürlükten kaldırılmıştır. Rekabet Kurumu tarafından verilen bu para cezasının iptal edilmesi için firma tarafından açılan dava ile ilgili olarak İdari Dava Daireleri Kurulu “yeni hukuki duruma göre rekabet ihlali olarak nitelendirilmesi mümkün olmayan bildirimin yapılmaması eyleminden dolayı davacıya idari para cezası verilmesine ilişkin Rekabet Kurulu Kararında hukuka uygunluk bulunmamakta” gerekçesiyle para cezası verilemeyeceğini kabul etmiştir[4].

Sonuç olarak, idari yaptırımlara ilişkin düzenlemeler, hükmün geçmişe yürürlüğünün incelenmesi aşamasında nazara alınacak en önemli ölçütlerden biridir. 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu md.20’de yapılan değişikliklerin usul anlamında bir değişiklik olduğu benimsense de, yapılan değişikliğin, yaptırımların maddi boyutu konusunda da değişiklik getirdiği görülmektedir.

Dolayısıyla 5015 Sayılı Kanunun 20.maddesindeki yeni düzenlemenin maddi anlamda değişiklik yaratması sebebiyle geçmişe yürütülerek işlem tesis edilmesinin yerinde olacağı kanaatindeyiz.



Başak Güler




[1] Fatma Ebru, a.g.e., s.33-59. [2] Danıştay 13.Dairesi 21.05.2019 tarih ve 2013/759 E. 2019/1776 K. sayılı karar [3] Danıştay İDDK 29.01.2020 tarih ve 2019/2414 E. 2020/134 K. sayılı karar [4] Dan. İDDK, 21.12.2006, E.2003/263, K.2006/2441, www.hukukturk.com. Erişim Tarihi: 25.09.2020.

69 görüntüleme0 yorum