Ara
  • Kılıç Çaylı & Partners

Paris Anlaşması ve Türkiye’de Küresel İklim Krizi Çalışmaları

Önümüzdeki Süreçte Bizi Ne Bekliyor?



Genel Olarak Paris Anlaşması Nedir?

Paris Anlaşması; iklim krizinin Dünya üzerindeki etkilerinin önüne geçilmesi, karbon emisyonlarının azaltılması ve ayrıca sürdürülebilir kalkınma ve yoksulluğu ortadan kaldırma gibi amaçlarla hazırlanan uluslararası bir anlaşmadır.

22 Nisan 2016 tarihinde, New York’ta düzenlenen Yüksek Düzeyli İmza Töreni’nde 175 ülke temsilcisi tarafından imzalanan Paris Anlaşması; 7 Ekim 2021 tarihli ve 31621 Sayılı Resmî Gazete’de “Paris Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun”un ve 4 Kasım 2021 tarihli 31649 sayılı Resmî Gazete’de ise “7/10/2021 Tarihli ve 4618 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Onaylanan “Paris Anlaşması”nın Yürürlük Tarihinin 10/11/2021 Olarak Tespit Edilmesi Hakkında Karar (Karar Sayısı: 4738)” başlıklı Cumhurbaşkanı Kararı’nın yayımlanması üzerine Türkiye’de, 10 Kasım 2021 tarihinde yürürlüğe girecektir. Söz konusu Cumhurbaşkanı Kararı’nın yayımlanmasıyla birlikte böylece, Paris Anlaşması’nın ne zaman yürürlüğe gireceği hususu da netlik kazanmıştır.

Paris Anlaşması’nı İmzalayıp Onaylayan Tarafları Neler Bekliyor?

Paris Anlaşması yukarıda ifade edildiği üzere iklim krizinin önüne geçilmesi ve bunun yanında sürdürülebilir kalkınma ve yoksulluğun ortadan kaldırılması gibi amaçlarla hazırlanmıştır. Anlaşmayı onaylayıp yürürlüğe koyan taraf ülkeler ise sözleşmede öngörülen yükümlülüklerle bağlı hale gelmiştir.

Paris Anlaşmasında öngörülen hedef ve amaçlara ulaşma konusunda, taraf ülkelerce “ortak fakat farklılaştırılmış sorumluluklar ve göreceli kabiliyetler”[1] ilkesi geçerlidir. Söz konusu ilke uyarınca taraf ülkeler, kendi imkanları doğrultusunda belirleyecekleri hedeflere ulaşmaya çalışacaklardır. Tarafların söz konusu hedefleri, ulusal katkı beyanı olarak, Taraflar Konferansınca alınan diğer ilgili kararlar gereğince her beş yılda bir iletilecektir. Ayrıca taraflar, belirledikleri ulusal katkılarının hesaplanmasından sorumlu olacaklardır.

Anlaşmada, gelişmiş ve gelişmekte olan ülke ayrımı bulunmakta olup, gelişmiş ülkelerin hedeflediği seviyeye ulaşmaları; gelişmekte olan ülkelerin ise hedeflerini, değişen koşullar üzerine güncelleyerek hedeflenen seviyeye ulaşmaları teşvik edilmektedir.

Türkiye, “Niyet Edilen Ulusal Olarak Belirlenmiş Katkı” adı altında ulusal katkısını ve ilgili bilgilerini sunmuştur. Türkiye’nin ulusal katkı beyanına göre, sera gazı emisyonlarının 2030 yılında Referans Senaryoya (BAU) göre artıştan %21 oranına kadar azaltılması öngörülmüştür. Bu durumda Türkiye tarafından, şu anda mevcut olan sera gazı emisyonlarının direkt olarak azaltılması yönünde bir vaat sunulmamış olup, hiç önlem alınmayan senaryoyla önlem alınacak olan senaryo karşılaştırılarak; önlem alınacak olan senaryonun, önlem alınmayacak olan senaryoya oranla %21 oranında daha az sera gazı emisyonu açığa çıkarmasının sağlanacağı ifade edilmektedir. Söz konusu senaryonun katkı dönemi ise 2021 ila 2030 yılları olarak belirtilmiştir.

Türkiye Tarafından Niyet Edilen Ulusal Katkı ile Yürütülmesi Öngörülen Plan ve Politikalar Nelerdir?

Türkiye tarafından sunulan söz konusu Ulusal Katkı Beyanı’nda; 2023 yılında 1 adet nükleer santralin devreye alınması, mümkün olan tüm hidrolik kapasitenin kullanılması, Güneş ve rüzgâr enerjisi kullanılarak üretilecek elektrik üretiminin 2030 yılında belirli kapasiteye ulaşması, yük ve yolcu taşımacılığında karayollarının payının azaltılarak demiryolu ve denizyolunun paylarının artırılması ile modlar arası dengenin sağlanması, alternatif yakıt ve temiz araç kullanımının arttırılması, karayolu ulaştırması kaynaklı yakıt tüketimi ve emisyonlarının azaltılması, eski model araçların trafikten çekilmesi, denizyolu ulaşımında ÖTV’siz yakıt uygulaması, yüksek Hızlı Demiryolu projelerinin gerçekleştirilmesi, kent İçi Raylı Sistem Hatlarının artırılması, tünel yapım çalışmaları sonucunda yakıt tasarrufu sağlanması, yeni ve mevcut binaların Enerji Kimlik Belgesi oluşturularak enerji tüketimlerinin ve sera gazı salınımlarının kontrol altında tutulması ve metrekare tüketimlerinin yıllara bağlı olarak azaltılması, düzenli ve düzensiz depoma alanlarından kaynaklanan depo gazından metan geri kazanımının gerçekleştirilmesi, besi ve tavuk çiftliklerinden çıkan atıkların değerlendirilmesi için uygun çalışmaların yapılması, yutak alanların artırılması ve arazi bozulumunun önlenmesi gibi birçok plan ve politika yer almaktadır.

Türkiye’nin Yeşil Mutabakat Eylem Planı Nedir?

Avrupa Yeşil Mutabakatı (The European Green Deal); Avrupa Birliği tarafından hazırlanan, küresel iklim krizine ve çevre kirliliğine dikkat çeken ve bu konuda gerekli önlemlerin alınması gerektiğinden bahseden, bu anlamda da belirlenen hedeflere ulaşmak için temel politikaların ve önlemlerin başlangıç yol haritasını sunan bir eylem planıdır. Söz konusu planda; belirlenen hedeflere ulaşılması konusunda yatırımların nereye yapılması gerektiği, 2050 yılına kadar karbon nötr olunmasının hedeflendiği, ekosistemleri ve biyoçeşitliliği korumak ve iyileştirmek gerektiği, “Tarladan Sofraya” şeklinde bir stratejinin belirlendiği, diğer uluslararası aktörlerin de aynı hedefleri paylaşması gerektiği gibi hususlardan bahsedilmiştir.

Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın yayımlanmasından sonra Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan “Yeşil Eylem Mutabakat Planı” ise 16 Temmuz 2021 tarihinde yayımlanmıştır. Söz konusu planda esas olarak amaçlanan hususlar aşağıda yer almaktadır:

  • Sınırda Karbon Düzenlemeleri kapsamında seçili sektörler için ithalat fiyatının, eşyanın karbon içeriği dikkate alınarak belirlenmesi,

  • Yeşil ve döngüsel bir ekonominin tesisi,

  • Yeşil Finansman hedefi doğrultusunda tüm kurumların etkin katılımı ile gerekli adımları atması hedeflenirken, bu hedeflere ulaşılabilmesi için, gerekli finansman kaynaklarına erişim sağlanması,

  • Temiz, Ekonomik ve Güvenli Enerji Arzı hedefi doğrultusunda; yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği çalışmaları, Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında getirilen değişikler çerçevesinde gözden geçirilerek gelişim alanlarının değerlendirilmesi, ayrıca enerji verimliliği konusunda sanayiye yönelik bilgilendirme ve farkındalık çalışmaları,

  • Sürdürülebilir Tarım, Akıllı Ulaşım,

  • Konuya ilişkin Bilgilendirme ve Bilinçlendirme Faaliyetleri.

Yeşil Mutabakat Eylem Planı’yla da birlikte Türkiye’de yenilenebilir enerji yatırımlarının artması beklenmektedir.

Sonuç

İklim değişikliği ile mücadele politikalarına yönelik olarak, Türkiye nezdinde de somut adımlar atılmaya başlanmıştır. Paris İklim Anlaşması bunun önemli bir göstergesidir. Türkiye’nin ekolojik politikalara yönelik eylemlerinin artacağı ve bunun enerji, imalat, ulaşım, tarım ve her türlü mal ve hizmet sektörüne etki edeceği öngörülmektedir.


Emre Tunahan Gültekin




[1] Türkiye Cumhuriyeti Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın Paris Anlaşması konusunda yayımladığı metin

81 görüntüleme0 yorum