Ara
  • Kılıç Çaylı & Partners

Torba Yasa Kapsamında Geçici İstihdam Güvencesi Düzenlemesi ile Getirilecek Uygulamalar

En son güncellendiği tarih: 9 Kas 2020

Koronavirüs salgınının iş ve sosyal güvenlik hayatına etkilerini sınırlamak, işveren ve işçi haklarını korumak amacıyla yeni torba yasa taslağı hazırlanmıştır. Yeni Torba Yasa ile Geçici İstihdam Güvencesi başlığı altında işverenin ekonomik yükü azaltılırken, çalışanların da koronavirüs sürecinde mağdur olmaması için tedbirler alınması hedeflenmektedir.

Tasarı metni şöyledir;

MADDE 5- 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu’na aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“Geçici İstihdam Güvencesi

GEÇİCİ MADDE 10- Bu Kanunun kapsamında olan veya olmayan her türlü işçinin iş sözleşmesi, COVİD-19 salgın hastalık neticesinde kamu yararının gerektirmesi nedeni ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay süreyle 25 inci maddenin birinci fıkrasının ikinci bendinde gösterilen sebepler dışında işveren tarafından feshedilemez.

Birinci fıkra çerçevesinde fesih yasağı uygulanan hallerde işveren işçiyi ücretsiz izne ayırabilir. Bu madde kapsamında belirlenen fesih yasağı süresini altı aya kadar uzatmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir.”

Bu bağlamda meydana gelen değişiklikler;

  • Tasarı metninde Kanun kapsamında olan ve olmayan her türlü iş sözleşmesi ibaresinin yer almasıyla birlikte İş Kanunu 4.maddesinde yer alan istisnalar da güvence kapsamına dahil edilmiştir.[1]

  • Tasarının yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 3 ay süreyle İş Kanunu işverenin haklı nedenle derhal fesih hakkını düzenleyen 25.maddesinin 1. fıkrasının 2. bendinde yer alan “sağlık sebepleri” ne dair hükümlerindeki fesih hakları saklı kalmak kaydıyla, aynı maddenin 1.fıkrasının 1.bendinde yer alan hüküm ile 2.fıkrasında yer alan “Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri”, 3.fıkrasında yer alan zorlayıcı sebepler” ile 4.fıkrasında yer alan “işçinin gözaltına alınması veya tutuklanması halinde devamsızlığın 17’nci maddedeki bildirim süresini aşması hali” sebepleri ile haklı nedenle derhal fesih hakkı durdurulacaktır.

  • Tasarı metnine göre işverenin fesih hakkına sahip olduğu ve yürürlükte kalacak hüküm sınırlı olarak belirlenmiştir;

“b) İşçinin tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğu ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulunca saptanması durumunda. (a) alt bendinde sayılan sebepler dışında işçinin hastalık, kaza, doğum ve gebelik gibi hallerde işveren için iş sözleşmesini bildirimsiz fesih hakkı; belirtilen hallerin işçinin işyerindeki çalışma süresine göre 17’nci maddedeki bildirim sürelerini altı hafta aşmasından sonra doğar. Doğum ve gebelik hallerinde bu süre 74’üncü maddedeki sürenin bitiminde başlar. Ancak işçinin iş sözleşmesinin askıda kalması nedeniyle işine gidemediği süreler için ücret işlemez.”

  • Fesih yasağına tabi olan durumlarda yasa koyucu tarafından işverene ücretsiz izin kullandırma hakkı tanındığı anlaşılmaktadır. Ancak ücretsiz izin, uygulamada iki tarafın karşılıklı muvafakatine dayanmaktadır. İş Kanunu’nun 22. maddesi hükümleri ücretsiz izin hususuna da uygulanabilmekle birlikte aslında uygulamada ücretsiz izin prosedürünü de açıklamaktadır. Somut durumda yasa ile işverene tanınan ücretsiz izin hakkı ile işçiden izin alınmasına gerek kalmayacağı düşünülmektedir.

İş Kanunu’nun 40. maddesine göre “24. ve 25. maddelerin (III) numaralı bentlerinde gösterilen zorlayıcı sebepler dolayısıyla çalışamayan veya çalıştırılmayan işçiye bu bekleme süresi içinde bir haftaya kadar her gün için yarım ücret ödenir.” Tasarıya göre 25/3.maddesi uygulaması durdurulduğundan işverene 40.maddeye göre ödeme uygulaması doğmayacağı kanaatindeyiz.


Tasarı metni henüz TBMM tarafından yasalaştırılmamış olduğundan netlik kazanmamıştır. Bu nedenle içerik olarak değişikliğe uğraması ihtimali bulunduğunu ayrıca belirtmek gerekmektedir.

Av. İrem Karademir

Notlar: [1] İstisnalar- Madde 4 -Aşağıda belirtilen işlerde ve iş ilişkilerinde bu Kanun hükümleri uygulanmaz; a) Deniz ve hava taşıma işlerinde, b) 50'den az işçi çalıştırılan (50 dahil) tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerlerinde veya işletmelerinde, c) Aile ekonomisi sınırları içinde kalan tarımla ilgili her çeşit yapı işleri, d) Bir ailenin üyeleri ve 3’üncü dereceye kadar (3’üncü derece dahil) hısımları arasında dışardan başka biri katılmayarak evlerde ve el sanatlarının yapıldığı işlerde, e) Ev hizmetlerinde, f) (…) (1) çıraklar hakkında, (1) g) Sporcular hakkında, h) Rehabilite edilenler hakkında, ı) 507 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Kanununun 2’nci maddesinin tarifine uygun üç kişinin çalıştığı işyerlerinde.

13 görüntüleme0 yorum