Ara
  • Kılıç Çaylı & Partners

Vergi Usulünde “İzaha Davet” Müessesesi



1. İzaha Davet Nedir?


İzaha davet, yetkili merciler tarafından yapılan ön tespitler sonucu vergi kaybı (ziyaı) tespit edildiği takdirde komisyona sevk işleminden önce mükelleflerden açıklama istenmesi olarak tanımlanmaktadır.


İzaha davetin usul ve esasları Vergi Usulü Kanunu madde 370’te düzenlenmiş olup, aşağıda kısaca yer verilmiştir;


  • Kendisine izaha davette bulunulan mükelleflerin 30 gün içinde izahta bulunmaları gerekir.

  • Kendisine izaha davet yazısı tebliğ edilen mükellefler, davet konusu tespitle sınırlı olarak, bu Kanunun 371. maddesinde yer alan pişmanlık hükümlerinden yararlanamaz.

  • İzah sonucunda vergi ziyaına sebebiyet verilmediği anlaşıldığı takdirde inceleme/ takdir komisyonuna sevk işlemi yapılmaz.

  • İzah yeterli görülmez ise değerlendirme sonucunun tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde beyannamelerin verilmesi/tamamlanması, gecikme zammı oranında izah zammıyla ödenmesi koşuluyla vergi ziyaı cezası ziyaı uğratılan vergi üzerinden %20 oranında vergi ziyaı cezası kesilir.

  • 370.maddenin (a) fıkrası yarınca yapılmış ön tespitlerin, verginin bu Kanunun 359 uncu maddesinde yer alan fiillerle ziyaı uğratılmış olabileceğine ilişkin olması hâlinde bu kapsamdaki mükellefler izaha davet edilmez.


Temmuz 2020 tarihli 31201 Sayılı Resmî Gazete ile izaha davet uygulamasına ilişkin değişiklikleri içeren 519 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğ’i[1] ile izahat davet edilenlerin izahta bulunma süreleri, beyanname verme ve ödeme süreleri 15 günden 30 güne çıkarılmıştır. Bir diğer önemli değişiklik ise mükellefçe yapılan izah değerlendirilerek bu değerlendirmenin sonucun artık mükellefe tebliğ edilmesidir. Ayrıca eski düzenlemede sınırlı sayılı konularda izaha davet edilebilir iken, işbu tebliğ ile vergi kaybına sebep olduğuna dair somut kanıtlar bulunması durumunda mükelleften izahat istenebilmesi imkânı getirilmiştir.


2. Ön tespit uygulaması nedir?


Ön tespit, yetkili mercilerce vergi incelemesi hakkında bilginin toplanmasıdır. Ancak ön tespitin yapılabilmesi için vergi incelemesinin başlamamış olması ve ihbarda bulunulmamış olması ön koşul olarak kabul edilmektedir. Vergi Usul Kanunu’nun 370. maddesinin (c) fıkrasında verilen yetkiyi kullanan Hazine ve Maliye Bakanlığı, Gelir İdaresi Başkanlığı ve Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı bünyesinde yeterli sayıda "Ön Tespit ve İzah Değerlendirme Komisyonu" oluşturularak, ön tespit uygulaması gerçekleştirilmektedir.


3. İzaha davet uygulamasının mükelleflere faydası nedir?


İzaha davet müessesesinin uygulanması sonucunda, vergi kaybı (ziyaı) olmadığı anlaşılırsa, vergi incelemesi veya takdir komisyonuna sevk edilmeksizin süreç sonlanması nedeniyle mükellef lehine zaman ve masraftan tasarruf sağlanmış oluyor. Vergi ziyaı tespit edildiği takdirde ise düzeltme/tamamlama ile birlikte vergi ziyaı cezasının indirimli olarak ödenmesi hakkı doğmaktadır.


4. İzaha davet müessesesi yanıltıcı belge kullanımını kapsıyor mu?


İdarece yapılan ön tespitlerde vergi kaybının yanıltıcı belgelerden kaynaklandığı anlaşılırsa izaha davet uygulamasından yararlanılamaz. Ancak kullanılan yanıltıcı belgenin tutarı bir takvim yılında 100.000,00TL’yi geçmiyorsa veya bu tutarı geçse bile o yılki toplam mal ve hizmet alışlarının %5’ini aşmayan mükelleflere ön tespitle ilgili yazı tebliğ edilmektedir. Eski düzenlemede bu sınır 50.000,00TL iken, yeni düzenlemeyle sınır 100.000,00TL lira olmuştur.


5. Sonuç


İzaha davet müessesesi kapsamında uygulamada Ön Tespit ve İzah Değerlendirme Komisyonu tarafından yapılan izahların genel olarak kabul görüp görmeyeceği, komisyona bilgi ve belge sunmak için verilen süre, komisyonun inisiyatif alıp almama hali, halihazırda yetkili mercilerce düzenlenen vergi tekniği raporlarının yargı organlarınca iptal edildiği gözetildiğinde, tebliğ ile yapılan değişikliklerin katkı sağlayıp sağlamayacağı konusunda uzmanlarca tartışmalı hale gelmiştir.


Mevzuat değişikliği ile 3 yıldır uygulanan izaha davet müessesesi tekrar düzenlenmiş; izah süresi uzatılmış, izahın sonucunda barındıran yazının mükellefe tebliğ edilmesi düzenlenmiş, SMİYB tutarı 50.000,00TL’den 100.000,00TL’ye çıkarılmış, izaha dahil olan konuların sınırları genişletilmiş ve vergi cezası indirimine olanak sağlamayı amaçlamaktadır. İzaha davet sonucunda mali idarelerin iş yükünden, mükelleflerin ise ağır müeyyidelerden korunması beklentisi söz konusudur.



Işıl Kılıç





[1] 519 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğ’e erişim için: https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2020/07/20200730-5.htm

11 görüntüleme0 yorum
Hukukta güncel gelişmelerden haberdar olmak için blog ve bültenlerimize kayıt olabilirsiniz: