top of page

12. Yargı Paketi ile (7589 sayılı Kanun) Getirilen Değişiklikler Nelerdir?

  • Yazarın fotoğrafı: Kılıç Çaylı & Partners
    Kılıç Çaylı & Partners
  • 5 Ağu
  • 10 dakikada okunur

7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun

7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun

Kamuoyunda “12. Yargı Paketi” olarak bilinen “Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (Esas No: 2/3737)” (“Teklif”) 17.07.2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaşmış olup 31.07.2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’de “7589 Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" (“Kanun”)[1] ismiyle yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.


Söz konusu kanun ile; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (“HMK”), 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (“CMK”), 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (“TCK”), 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (“İİK”), 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (“İYUK”), 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (“TBK”), 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (“TMK”), 1512 sayılı Noterlik Kanunu ile 6087 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu başta olmak üzere farklı mevzuatlarda kapsamlı düzenlemeler getirilmiştir. Bu doğrultuda, özellikle icra takipleri, hukuk ve ceza yargılamaları, idari yargı sistemi, elektronik yargılama uygulamaları, hükmün açıklanmasının geri bırakılması (“HAGB”) kurumu, genetik verilerin korunması ve dolandırıcılık suçlarına ilişkin düzenlemeler dikkat çekmektedir.


12. Yargı Paketi ile Getirilen Değişiklikler Nelerdir?


  1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na İlişkin Değişiklikler Nelerdir?

  • Belirsiz Alacak Davası Kaldırıldı.


Geçmiş düzenlemede (HMK madde 107), dava tarihinde alacağının miktarını veya değerini tam ve kesin olarak belirlemesi objektif olarak mümkün olmayan alacaklıya belirsiz alacak davası açma hakkı tanınmıştı. Ancak belirsiz alacak davası, uygulamada ve doktrinde davanın türü ve zamanaşımı noktasında yoğun tartışmalara yol açmaktaydı. Yeni düzenleme ile, uygulama ve öğretide önemli tartışmalara konu olan belirsiz alacak davası yürürlükten kaldırılmıştır. Bunun yerine, alacağın yalnızca bir kısmının dava edildiği hallerde davacının, tahkikat sona erinceye kadar bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tâbi olmaksızın talebini artırabilmesi imkânı getirilmiştir. Ayrıca artırılan kısım için zamanaşımının dava tarihi itibarıyla kesilmiş sayılması kabul edilmiştir (HMK madde 109).


  • Duruşmalar Arası Süre Üç Ayı Geçemeyecek.


Yargılamaların makul sürede sonuçlandırılması amacıyla, duruşmalar arasındaki sürenin kural olarak 3 ayı geçemeyeceği düzenlenmiştir. Ancak bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe işlemleri gibi zorunlu nedenlerin bulunması hâlinde hâkimin gerekçesini göstermek suretiyle daha uzun süre belirleyebilmesi mümkün olacaktır. (HMK madde 147)


  • Elektronik Duruşma Uygulamasına Yönelik Yenilikler


Elektronik duruşmalara ilişkin hükümler de güncellenmiş, ses ve görüntü nakli yoluyla duruşmaya katılan kişiler bakımından ikrar, yemin, sulh, davanın geri alınmasına muvafakat, feragat ve davayı kabul gibi işlemler dışında, fiziki imzaya ilişkin hükümlerin uygulanmayacağı düzenlenmiş olup söz konusu madde yayımdan 3 ay sonra yürürlüğe girecektir. (HMK madde 149)


  • Birleştirme ve Ayırma Kararlarına Karşı Kanun Yoluna İlişkin Düzenlemeler


Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı doğrultusunda (Anayasa Mahkemesi'nin 17.06.2025 tarihli ve 2024/237 E., 2025/137 K. sayılı kararı) davaların birleştirilmesi ve ayrılmasına ilişkin usul ve kanun yolları yeniden düzenlenmiştir. Söz konusu düzenleme ile; ilk davanın açıldığı mahkemenin, birleştirme kararının kesinleşmesi ile kararla bağlı olması öngörülmüştür. Aynı yargı çevresindeki hukuk mahkemelerinde verilen birleştirme kararlarına karşı yalnızca istinaf yoluna başvurulabilecek; ilk derece mahkemelerince verilen ayırma kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilecek; bölge adliye mahkemelerinin birleştirme ve ayırma kararları hakkında ise temyiz yoluna ancak esas hükümle birlikte gidilebilecektir. (HMK madde 166 ve 168)


  • Bölge Adliye Mahkemesinin Yeniden Esas Hakkında Verdiği Kararların Temyiz Edilebilirliğine İlişkin Düzenleme


İstinaf ve temyiz sisteminde de önemli değişiklikler getirilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak esas hakkında yeniden karar verdiği durumlar için Yargıtay’a başvuru şartları yeniden belirlenmiştir. Kural olarak, istinaf mahkemesinin esas hakkında verdiği hükmün genel temyiz sınırının altında kaldığı haller için iki önemli temyiz yasağı getirilmiştir: İlk olarak, ilk derece mahkemesi kararı ile BAM’ın verdiği yeni karar arasındaki fark (değişiklik tutarı) istinaf parasal sınırını geçmiyorsa Yargıtay’a başvurulamayacaktır. İkinci olarak, BAM’ın ilk derece kararını değiştirme gerekçesi sadece vekâlet ücreti veya yargılama giderindeki bir hatadan ibaretse, sırf bu masraf kalemleri için temyize gidilemeyecektir (HMK madde 362).


  1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’na İlişkin Değişiklikler Nelerdir?

  • Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (“HAGB”) Kurumu Hakkında Yeni Düzenleme


Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı doğrultusunda (Anayasa Mahkemesi’nin 25.12.2025 tarihli ve 2025/141 E., 2025/274 K. sayılı kararı) baştan sona yeniden düzenlenmiştir. Buna göre, 2 yıl veya daha az süreli hapis cezaları ile adli para cezaları bakımından HAGB kararı verilebilecek; ancak bunun için sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmaması, yeniden suç işlemeyeceğine ilişkin kanaat oluşması ve mağdur zararının giderilmiş olması şartları aranacaktır.


Denetim süresi 5 yıl olarak korunurken, bu süre içinde yeniden HAGB kararı verilmesi mümkün olmayacaktır. Sanığın yükümlülüklere uygun davranması halinde davanın düşmesine karar verilecek; yükümlülüklerin ihlali veya yeni kasıtlı suç işlenmesi halinde ise mahkeme hükmü açıklayabilecektir veya koşulları oluşmuşsa cezanın bir kısmının infaz edilmemesine ya da ertelenmesine karar verebilecektir.


Bununla birlikte, yeni düzenleme ile HAGB kararları istinaf ve temyiz denetimine açık hale getirilmiştir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı başvurulabilecek kanun yolunun belirlenmesinde, kararın verildiği tarih belirleyici niteliktedir. Zira 1 Haziran 2024 tarihinden önce tesis edilen HAGB kararları bakımından itiraz kanun yolu öngörülmüşken, bu tarihten sonra verilen kararlar yönünden istinaf kanun yolu uygulanmaktadır. Bunun yanında, yapılan yasal değişiklik ile HAGB kararlarının denetim mekanizması genişletilmiş; istinaf incelemesinin ardından bölge adliye mahkemesince verilen kararların, kanunda öngörülen şartların varlığı hâlinde temyiz incelemesine de konu olabilmesi mümkün hâle gelmiştir. Böylece HAGB kararları, yalnızca tek dereceli bir kanun yolu denetimiyle sınırlı kalmayıp, usul ve maddi hukuk yönlerinden daha kapsamlı bir yargısal incelemeye tabi tutulmaktadır. (CMK madde 231)

Ayrıca yapılan değişiklik ile; HAGB kararının işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa'nın 17’nci maddesi kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek suçlar bakımından verilemeyeceği hüküm altına alınmaktadır. 


  • Genetik İnceleme Sonuçlarının Saklanması ve İmhası Hakkında Yeni Düzenleme


Genetik inceleme sonuçlarının saklanması ve imhasına ilişkin hükümler de yeniden düzenlenmiştir. Genetik veriler, kimlik bilgilerinden arındırılmış özel bir sisteme kaydedilecek; kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolması, itirazın reddi, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilip kesinleşmesi hâllerinde derhâl, diğer hallerde mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren 20 yıl geçmesiyle üzerine savcı huzurunda imha edilecektir. Ayrıca ilgili kişiye, gerekli şartların oluşması halinde bu verilerin silinmesini talep etme hakkı da tanınmıştır (CMK madde 80).


  • Kaçak Sanıkların Yargılanması Usullerinde Değişiklik


Kaçak sanıklara ilişkin hükümlerde de değişikliğe gidilmiştir. Buna göre, kaçak sanık hakkında kovuşturma sürdürülebilecek; ancak sanığın daha önce sorgusu yapılmamışsa hakkında mahkûmiyet kararı veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemeyecektir. Buna karşılık, güvenlik tedbirine hükmedilmesi hâlinde kaçak sanık veya müdafii, savunma hakkını kullanmak istediğini bildirerek yargılamanın yenilenmesini talep edebilecektir (CMK m. 247).


  • Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtiraz Yetkisinin Genişletilmesine İlişkin Yeni Düzenleme


Son olarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının, Yargıtay Ceza Dairelerinin kararlarına karşı Ceza Genel Kurulu'na itiraz yetkisi genişletilmiş, sanık lehine yapılacak itirazlarda süre sınırı kaldırılmıştır (CMK madde 308).


  • "IBAN Mağdurları” İçin Önemli Düzenleme: Suça İştirak Suçunda Ceza İndirimi


Geçmiş uygulamada, kendi banka hesaplarını, kripto varlık hesaplarını veya ödeme araçlarını bir başkasına kullandıran ya da kiralayan kişiler, bu hesaplar veya araçlar üzerinden dolandırıcılık yapıldığında doğrudan "nitelikli dolandırıcılık" suçunun asli faili olarak yargılanmakta ve ağır hapis cezalarıyla karşı karşıya kalmaktaydı. Kamuoyunda "IBAN mağdurları" olarak bilinen bu durum, büyük mağduriyetler yaratmaktaydı.


Yeni düzenleme ile; yalnızca banka hesabını, ödeme aracını veya kripto varlık hesabını başkalarının kullanımına sunmak suretiyle suça iştirak eden kişiler bakımından, işlenen fiilin ağırlığı ile orantılı olacak şekilde cezada yarı oranında indirim yapılabilmesine imkân tanınmıştır (TCK madde 158).


Bununla birlikte, anılan değişiklik bakımından özel bir geçiş hükmü öngörülmüştür. Buna göre, yürürlük tarihinden önce TCK'nın 157 veya 158. maddeleri uyarınca haklarında mahkûmiyet hükmü kurulmuş, ilamı infaz aşamasında bulunan veya kanun yoluna başvurulmaması nedeniyle hükmü yürürlük tarihinden sonra kesinleşen ve TCK'nın 168. Maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmamış hükümlülere, infaz aşamasında lehe kanunun uygulanması (uyarlama yargılaması) kapsamında istisnai nitelikte bir etkin pişmanlık imkânı tanınmıştır. Hüküm uyarınca, mahkeme tarafından yapılacak usulüne uygun ihtarın tebliğinden itibaren başlayacak altı aylık hak düşürücü süre içinde mağdurun uğradığı zararın aynen iade veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi hâlinde, TCK'nın 168/2. maddesinde öngörülen ceza indirimi infaz aşamasına tatbik edilecek; ancak kanunun emredici hükmü gereğince zarar tamamen giderilinceye kadar infazın ertelenmesi veya durdurulması kararı verilemeyecek, böylece şahsi ceza indirimi sebebinin tatbiki mutlak ve eksiksiz tazminat şartına tabi tutulacaktır


  1. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'na İlişkin Değişiklikler Nelerdir?

  • Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şüyu) Satışlarında Mirasçıya Öncelik Verilecek.


Geçmiş uygulamada, tamamen mirasçılara ait olan taşınmazların ortaklığın giderilmesi yoluyla satışında doğrudan herkesin katılabildiği açık artırmalar yapılmaktaydı. Bu durum, aile mülklerinin çok düşük bedellerle üçüncü kişilerin eline geçmesine sebep olabiliyordu.


Yeni düzenleme ile; mirasçılar dışında üçüncü kişilerin mülkiyet hakkının bulunmadığı taşınmazlarda ilk açık artırma yalnızca malik olan mirasçılar arasında gerçekleştirilecektir. İlk artırmada tekliflerin muhammen bedelin tamamını karşılaması gerekmektedir. Eğer ilk artırmada satış gerçekleşmezse, ancak o zaman ikinci artırmaya herkes katılabilecektir. Bu sayede aile mülkiyetinin korunmasına öncelik tanınmıştır (İİK madde 114).


  • Elektronik İhale Süreçlerinde Teminat ve Teklif Usullerinde Değişiklik


Elektronik satış portalına ilişkin usuller de ayrıntılı şekilde yeniden düzenlenmiştir. Satışı talep eden veya artırmaya katılmak isteyen alacaklının, artırmanın sona ermesinden önceki iş günü mesai bitimine kadar icra dairesine başvurması halinde, alacağının teminatı karşıladığı kısım için ayrıca teminat göstermesine gerek kalmayacaktır. Ayrıca Hazine'nin açık artırmalarda teminat gösterme yükümlülüğünden muaf olduğu açıkça hüküm altına alınmıştır.


Elektronik artırmalarda geçerli teklif tutarlarına ilişkin esaslar da yeniden belirlenmiştir. Buna göre, genel olarak tekliflerin haczedilen malın muhammen bedelinin en az %50’sini, mirasçılar arasında yapılacak ilk artırmada ise muhammen bedelin tamamını karşılaması gerekmektedir. Bunun yanında teklif tutarının, rüçhanlı alacaklar ile satış ve paylaştırma giderlerini de karşılaması zorunludur. Ayrıca ihale bedelini ödemeyen alıcıların teminatları iade edilmeyerek masraflara ve hak sahiplerine aktarılacak olup, alacaklı veya paydaş olan alıcılar içinse özel yaptırımlar getirilmiştir. Ayrıca bedeli yatırmayan her alıcıya teklif ettiği tutarın yüzde beşi oranında idari para cezası kesileceği düzenlenmiştir (İİK madde 114).


  • İhale Bedelinin Ödenmemesi Halinde Öngörülen Yaptırımlara İlişkin Değişiklik


İİK kapsamındaki ihalelerde, ihaleyi alıp süresi içinde bedeli yatırmayan ihale alıcısının satış isteyen alacaklı olması ihtimaline özel bir düzenleme getirilmiştir. Yeni düzenleme ile, alıcının satış isteyen alacaklı olması durumunda muhammen bedelin yüzde onu kendi alacağından mahsup edilecektir. Ayrıca, bedeli yatırmayan alıcıya kesilecek yüzde beş oranındaki idari para cezasının tahsili, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca tahsil dairesine bildirilerek gerçekleştirilecektir. (İİK madde 115).


  1. İdari Yargılama Usullerine İlişkin Değişiklikler Nelerdir?

  • Tek Hâkim ile Görülebilecek Davaların Kapsamı Genişletildi.


İdare mahkemelerinde tek hâkim tarafından görülebilecek dava türlerinin kapsamı önemli ölçüde genişletilmiştir. Kanun ile açıkça 486.000 TL altındaki iptal ve tam yargı davaları ile öğrenci işlemleri, bazı disiplin cezaları, kamu görevlilerinin izin, lojman ve geçici görevlendirme işlemleri gibi birçok uyuşmazlığın tek hâkim tarafından karara bağlanması öngörülmektedir (2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun madde 7).


  • İstinaf ve Temyiz Sistemi Uygulaması ve Parasal Sınırlara İlişkin Yeni Düzenleme


İstinaf incelemesine ilişkin sistem de yeniden düzenlenmiştir. Bölge idare mahkemeleri, ilk derece mahkemesi kararının sonucunu hukuka uygun bulduğu hallerde gerekçeyi değiştirerek karar verebilecek; yalnızca sınırlı bazı usul eksikliklerinde dosyayı ilk derece mahkemesine geri gönderebilecektir. Bunun dışındaki eksiklikleri ise kendisi tamamlayarak uyuşmazlığı esastan sonuçlandırması amaçlanmaktadır (İYUK madde 45).


Temyiz sistemine ilişkin olarak ise Danıştay incelemesine konu olabilecek kararlar yeniden belirlenmekte, bazı dava türlerinde temyiz yolu kapatılırken parasal sınırlar da yeniden belirlenmiştir. Bu kapsamda, bölge idare mahkemelerince verilen ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması üzerine yeniden tesis edilen kararların, kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde temyiz edilebilmesi öngörülmüştür. Bununla birlikte, tek hâkimle görülen davalar ile Kanun'da açıkça sayılan bazı uyuşmazlık türlerinde temyiz yolu kapatılmıştır. Ayrıca, parasal sınırlar yeniden düzenlenerek, temyiz sınırının altında kalan davalarda ilk derece mahkemesi ile bölge idare mahkemesi kararları arasında hükmedilen tutar farkının 2026 yılı için 55.000 TL’yi aşmaması halinde temyiz başvurusu yapılamayacağı hükme bağlanmıştır (İYUK madde 46).


Ayrıca, Danıştay’daki daire sayısının azaltılmasına ilişkin geçiş süresinin 23 Temmuz 2030’a kadar uzatılması düzenlenmiştir (2575 sayılı Danıştay Kanunu geçici 27. madde). Söz konusu maddenin yürürlük tarihi ise 23 Temmuz 2026 olarak belirlenmiştir.


  1. Öne Çıkan Diğer Mevzuat Değişiklikleri Nelerdir?

  • Kanuni Faiz Oranında Dinamik Sisteme Geçiş


Geçmiş uygulamada, kanuni faiz oranı 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun (“3095 sayılı Kanun”) uyarınca sabit bir yüzde (%24) üzerinden uygulanmaktaydı. Enflasyonun yüksek olduğu dönemlerde bu sabit oran, alacaklıların parasının ciddi şekilde değer kaybetmesine ve borçlunun borcu ödemeyi geciktirerek haksız kazanç sağlamasına neden oluyordu.


Yeni düzenleme ile, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı doğrultusunda (Anayasa Mahkemesi'nin 22.07.2025 tarihli ve 2023/165 E., 2025/165 K. sayılı kararı) kanuni faiz sisteminde önemli bir değişiklik getirilmiş olup taraflarca faiz oranının belirlenmediği durumlarda uygulanacak faiz oranının, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont faiz oranının %80’i esas alınarak belirlenmesi düzenlenmiştir (3095 sayılı Kanun madde 1).


  • İş Gücü Kaybı ve Destekten Yoksun Kalma Tazminatlarında Faiz Başlangıcına İlişkin Yeni Düzenleme


Faize ilişkin başka bir önemli değişiklik ise, TBK’da yer alan iş gücü kaybı ve destekten yoksun kalma tazminatlarında faiz başlangıç tarihlerinin yeniden belirlenmesidir. Yeni düzenleme ile, tazminata esas kazancın bilindiği dönem için haksız fiil tarihinden, bilinemediği dönem içinse karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilecektir. Ayrıca tahkikat başlayıncaya kadar ödenen tazminattan oransal olarak mahsup işleminin yapılmasına ilişkin esaslar hükme bağlanmıştır (TBK madde 55).


  • Vesayet Altındaki Kişilerin Mallarının Elektronik Ortamda Satışına İlişkin Değişiklik


TMK’da düzenlenmiş olan vesayet kurumunda kapsamlı değişiklikler yapılmıştır. Yeni düzenleme ile, vesayet altındaki kişilere ait taşınır ve taşınmazların satışı elektronik ortama taşınmaktadır. Buna göre, satış işlemleri UYAP'a entegre elektronik satış portalı üzerinden açık artırma usulüyle gerçekleştirilecek ve taşınmaz satışlarının tamamlanabilmesi için vesayet makamının onayı gerekecektir. Bununla birlikte, sürecin sürüncemede kalmaması için emredici bir süre öngörülmüştür. İhalenin tamamlanması için gereken vesayet makamının onamasına ilişkin kararın, ihale gününden başlayarak 10 gün içinde verilmesi zorunlu kılınmıştır. Söz konusu maddelerin yayımdan 3 ay sonra yürürlüğe gireceği düzenlenmiştir (TMK madde 440 ve 444).


  • Noterlik Kanunu’na İlişkin Yenilikler


Noterlik Kanunu’na ilişkin değişiklikler de öne çıkmaktadır. Bu kapsamda, noterlik evrak ve defterlerinin hangi makamlar tarafından incelenebileceği açık şekilde düzenlenmektedir. Ayrıca mahkeme veya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından noterlik evrakının aslının istenmesi halinde noterin onaylı örneğini dosyasında saklayarak aslını ilgili mercie göndermesine imkân sağlanmıştır (Noterlik Kanunu madde 55).


Ek olarak, adli süreçlerdeki evrak teminini kolaylaştırmak amacıyla önemli bir kolaylık sağlanmıştır. Mahkeme, sulh ceza hâkimliği veya Cumhuriyet başsavcılığı tarafından istenen noterlik evraklarının elektronik veya fiziki onaylı örneklerinin çıkarılması işlemlerinde yevmiye numarası verilmeyecektir. Ayrıca, bu işlemler için posta ve yol masrafları haricinde; harç, vergi veya değerli kâğıt ücreti dâhil hiçbir ücret alınmayacağı düzenlenmiştir (Noterlik Kanunu madde 118).


  • Adli Tıp Kurumu ile Hakimler ve Savcılar Kanunu'na İlişkin Önemli Değişiklikler


Son olarak, Adli Tıp Kurumu ve Hakimler ve Savcılar Kanunu'na ilişkin çeşitli değişiklikler bulunmaktadır. Kanun ile, Adli Tıp Kurumu’nda ihtisas kurulu başkan ve üyelerinin atanma şartları yeniden belirlenmiş ve bu görevlere atanacak kişiler için uzmanlık veya doktora şartı getirilmiştir. Ayrıca kurul başkanları ve üyelerinin görev süresi dört yıl ile sınırlandırılmıştır (Adli Tıp Kurumu Kanunu madde 26).


Ayrıca, hâkim ve savcı yardımcılarının eğitim sistemi de yeniden yapılandırılarak eğitim programlarının kapsamı genişletilmiş; yazılı ve sözlü sınavların usulü ayrıntılı olarak düzenlenmiştir (Hâkimler ve Savcılar Kanunu madde 10).


Bunun yanında, hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda gereksiz şekilde bilirkişiye başvurulması disiplin suçu kapsamına alınarak ilgili hâkim ve savcılar hakkında uyarma cezası uygulanması öngörülmüştür (Hâkimler ve Savcılar Kanunu madde 63).


Sonuç


Sonuç olarak, 12. Yargı Paketi ile icra ve iflas hukuku, hukuk ve ceza yargılaması, idari yargı, noterlik, adli tıp, borçlar hukuku ve medeni hukuk başta olmak üzere birçok alanda kapsamlı değişiklikler gerçekleştirilmiştir. Bu düzenlemelerle yargılamaların hızlandırılması, elektronik uygulamaların yaygınlaştırılması, kanun yolu sisteminin yeniden yapılandırılması ve Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda mevzuatın güncellenmesi amaçlanmıştır. Bunun yanı sıra hükmün açıklanmasının geri bırakılması, genetik verilerin korunması, elektronik satış sistemi, tek hâkimle görülecek davaların kapsamı ile dolandırıcılık suçlarına ilişkin yeni düzenlemeler, uygulamayı doğrudan etkileyecek başlıca yenilikler arasında yer almaktadır.


Av.Aydan TARHAN

Selin KÜÇÜKALİ



[1] İlgili düzenlemeye buradan ulaşabilirsiniz.

Yorumlar


Hukukta güncel gelişmelerden haberdar olmak için blog ve bültenlerimize kayıt olabilirsiniz:

Kayıt olduğunuz için teşekkür ederiz. Bilgilendirmeleri almaya başlayacaksınız.

bottom of page