Ara
  • Kılıç Çaylı & Partners

2872 Sayılı Çevre Kanunu’nda yapılan Değişiklikler



15/06/2022 tarihli ve 31867 sayılı Resmi Gazete’de “"7410 Sayılı Çevre Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" (“Kanun”) yayımlanmıştır.


İlgili Kanun ile 13 farklı kanunda değişiklik yapılmıştır. Bu kanunlar içerisinde Çevre Kanunu, İmar Kanunu, Yapı Denetimi Hakkında Kanun gibi çevreyi ve ilgilendiren kanunlar bulunmakta ve yapılan bu değişikliklerin büyük bir kısmı da çevre düzenlemelerine ilişkin bulunmaktadır.





1. Çevre Kanunu Kapsamında Yapılan Yeni Tanımlar


2872 Sayılı Çevre Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 2. Maddesinde yapılan değişiklik ile ilgili maddeye 4 yeni tanım kazandırılmıştır. Bu tanımlar; “çevre yönetimi hizmeti”, “çevre yönetim birimi”, “çevre danışmanlık firması” ve “ileri atıksu arıtımı”ndan oluşmaktadır.


Çevre Yönetim Hizmeti; Çevre Kanunu ve bu Kanuna göre yürürlüğe konulan düzenlemeler uyarınca tesis ve işletmelerin mevzuata uygunluğunun, alınan tedbirlerin etkili olarak uygulanıp uygulanmadığının değerlendirildiği ve çevre mühendisleri, çevre yönetim birimleri, çevre danışmanlık firmaları veya Bakanlığın ilgili yönetmelikle belirlediği kişiler tarafından verilen hizmeti kapsamaktadır.


Çevre Yönetim Birimi; Kanun’da çevre yönetimi hizmeti vermek üzere tesis veya işletmelerin bünyesinde kurulan birim olarak tanımlanmıştır.


Çevre Danışmanlık Firması; Kanun’a göre çevre yönetim hizmeti vermek üzere yetkilendirilen tüzel kişiliği ifade eder.


İleri Atıksu Arıtımı ise; Kanun’da fiziksel, biyolojik veya kimyasal arıtma gibi klasik yöntemlerle ilgili yönetmeliklerle belirlenen düzeyde arıtılamayan ya da arıtımı mümkün olmayan kirletici maddelerin giderilmesinde kullanılan arıtma işlemi olarak tanımlanmıştır.


2. Çevre Yönetimi Hizmeti Alma Yükümlülüğü


Çevre Kanunu ek madde 2'de yapılan değişiklik ile faaliyetleri sonucu çevre kirliliğine neden olacak veya çevreye zarar verecek kurum, kuruluş ve işletmeler çevre yönetimi hizmeti almakla yükümlü hale getirilmiştir. Bu yükümlülüğe aykırı davrananlara karşı idari para cezası öngörülmüştür.


3. İdari Nitelikteki Cezalarda Yapılan Yenilikler


Tanker, gemi ve diğer deniz araçlarından kaynaklı evsel atıksuların, deterjanlı su, köpük, egzoz gazı yıkama sistemi suları vb. yıkama sularının veya katı atıkların denize boşaltılması durumunda idari para cezası öngörülmüştür.


Yukarıda da bahsedildiği üzere, yükümlülüğü bulunmasına rağmen çevre yönetimi hizmeti almayanlara idari para cezası öngörülmüştür.


Kıyı tesisi yönetimlerinin kendi sahaları içerisinde meydana gelen kirliliği yetkili mercilere bildirmemesi; deniz çöpleri, atıklar ve atıksuların toplanması ve yönetimine ilişkin gerekli tedbirleri almaması halinde idari para cezası öngörülmüştür.


Günlük 1 kilogram veya daha az tıbbi atık üreten sağlık kuruluşlarından, tıbbi atıklarını Çevre Kanunu’nda ve ilgili yönetmeliklerde öngörülen yasaklara veya sınırlamalara aykırı olarak biriktiren, sınıflandıran, depolayan, taşıyan, ambalajlayan ve bertaraf edenlere idari para cezası öngörülmüştür.


4. Teşvik Verilmesine İlişkin Yapılan Değişiklik


Yapılan düzenleme ile, arıtma tesisi kuran, işleten ve yönetmeliklerde belirtilen yükümlülükleri yerine getiren kuruluşların arıtma tesislerinde kullandıkları elektrik enerjisi tarifesinin, sanayi tesislerinde kullanılan enerji tarifesinin yüzde ellisine kadar indirim uygulamaya ve ileri arıtma teknikleri ile arıtılmış atıksuyu yeniden kullanan kuruluşlara, yeniden kullanım oranına göre bu oranı yüzde yüze kadar artırmaya Cumhurbaşkanı yetkili kılınmıştır.


5. Marmara Denizi Hidrolojik Havzası ve İstanbul, Bursa ve Kocaeli İllerini Kapsayan Yükümlülükler


Kanun’la birlikte, 2872 sayılı Çevre Kanunu’na eklenen Ek Madde 16 ile, Boğazlar ve Susurluk Havzası dâhil Marmara Denizi Hidrolojik Havzası’nda ve bu Havza’da yer alan illerden İstanbul, Bursa ve Kocaeli illerinde, tüm belediyelere, Kanun’un yürürlüğe girdiği 15.06.2022 tarihinden itibaren altı ay içerisinde iş termin planlarını Bakanlığa sunmak ve 3 yıl sonunda da ileri atıksu arıtma tesislerini kurup işletmeye almak yükümlülüğü yüklenmiştir.


Sonuç;


2872 sayılı Çevre Kanunu’na getirilen yeni yükümlülükler ve yaptırımlarla daha geniş kapsamlı çevre düzenlemeleri yapılmıştır. Kanun’da özellikle çevre koruma hizmeti ve bu hizmetin alınma zorunluluğuna ilişkin olarak yapılan düzenlemeler ile belediyelere sanayileşmenin yoğun olduğu Marmara Denizi Hidrolojik Havzasında ileri atıksu arıtma tesisi kurma zorunluluğunun getirilmesi, çevrenin korunması ve sağlık bir çevrede yaşama hakkı bakımından önemli bir gelişme olarak değerlendirilmelidir.


Av. Duygu KILIÇ ÇAYLI

Tuğçe Koyuncu

36 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör