Danıştay’dan Tebligatlarla İlgili Emsal Karar
- Kılıç Çaylı & Partners

- 23 Tem
- 2 dakikada okunur
"Kapıya Asılan Muhatap Nüshası Tam İse İdare Nüshasındaki Eksiklik Tebligatı Geçersiz Kılmaz."

4 Temmuz 2026 tarihli ve 33300 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu'na (“DVDDK”) ait 13.05.2026 tarihli, 2026/1 E. ve 2026/8 K. sayılı kararda[1]; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (“Kanun”) 102. Maddesi kapsamında yapılan tebligat işlemlerinin geçerliliği değerlendirilmiştir. Bu doğrultuda, Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No:485)'nin ekinde yer alan tebligat pusulası örneğinin değiştirilmeden önceki hali uyarınca yapılan tebligatların, mükellefler yönünden yeterli güvenceyi içerdiği, ispat açısından elverişli olduğu ve Kanun'da öngörülen usule uygun olduğu vurgulanmıştır.
Uyuşmazlığın Hukuki Çerçevesi Nedir?
Yargılama sürecinde, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 5. Vergi Dava Dairesi[2] ile İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 6. Vergi Dava Dairesi[3] arasında, MERNİS adresinde muhatabın bulunamaması üzerine kapıya yapıştırılan tebligat pusulasının usule uygunluğu konusunda içtihat aykırılığı ortaya çıkmıştır.
Ankara Bölge İdare Mahkemesi 5. Vergi Dava Dairesi, kapıya pusula yapıştırılması suretiyle yapılan tebligatı usulüne uygun kabul ederek ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davayı süre aşımı nedeniyle reddetmiştir. Buna karşılık İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 6. Vergi Dava Dairesi, dava dosyasına sunulan idare nüshasında Kanun'da öngörülen zorunlu şerhlere yer verilmediği gerekçesiyle tebligatı usulsüz bularak haciz işlemini iptal etmiştir.
Bu aykırılığın giderilmesi istemi üzerine Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. Maddesi ile Anayasa Mahkemesi doğrultusunda değerlendirme yapmıştır.
Kurul kararında, tebligat pusulasının biri muhatabın kapısına yapıştırılan, diğeri ise idarede kalan olmak üzere iki nüsha hâlinde düzenlendiği vurgulanmıştır. Muhatabın kapısına yapıştırılan nüshada Kanun'un öngördüğü tüm bilgilendirme ve zorunlu şerhlerin eksiksiz şekilde yer aldığı belirtilmiştir. Buna karşılık, yalnızca idarede muhafaza edilen nüshada bazı şerhlerin bulunmamasının, tebligatın kanuni güvencelerden yoksun olduğu veya usulsüz gerçekleştirildiği sonucunu doğurmayacağı ifade edilmiştir.
DVDDK ayrıca, kapıya yapıştırılan nüshanın fiilen muhataba bırakılması nedeniyle daha sonra dava dosyasına sunulmasının doğal olarak mümkün olmadığını, bu sebeple idarenin elinde bulunan nüshanın dosyaya ibraz edilmesinin tebliğ işleminin usulüne uygun şekilde gerçekleştirildiğinin ispatı bakımından yeterli olduğunu değerlendirmiştir. Bu gerekçelerle Kurul, içtihat aykırılığının Ankara Bölge İdare Mahkemesi 5. Vergi Dava Dairesi'nin benimsediği görüş doğrultusunda giderilmesine karar vermiştir.
Sonuç
Sonuç olarak, Bölge İdare Mahkemesi kararları arasındaki aykırılık; 485 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ekindeki tebligat pusulası örneğinin (558 Sıra No’lu Tebliğ ile değiştirilmeden önceki halinin) kullanılarak yapılan tebligat işlemlerinin, Kanun’un 102. Maddesinde öngörülen usule uygun olduğu yönünde giderilmiştir. Danıştay, idare nüshasının dava dosyasına sunulmasını ispat için elverişli bularak, uygulanan tebligat işleminin geçerli olduğuna ve kanuni usullere aykırılık taşımadığına kesin olarak hükmetmiştir.
Av. Beyza DURAN
Selin KÜÇÜKALİ
[1] İlgili karara buradan ulaşabilirsiniz.
[2] Ankara Bölge İdare Mahkemesi 5. Vergi Dava Dairesi'nin 31.10.2024 tarihli, 2024/698 E. ve 2024/134 K. sayılı kararı
[3] İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 6. Vergi Dava Dairesi’nin 31.10.2024 tarihli, 2024/2040 E. ve 2024/3543 K. sayılı karar





Yorumlar