top of page
  • Yazarın fotoğrafıKılıç Çaylı & Partners

"Rekabet Kurumu Tarafından Yapılan Yerinde İnceleme Konut Dokunulmazlığını İhlal Etmektedir."

Anayasa Mahkemesi’nin 23.03.2023 Tarih ve 2019/40991 Başvuru Numaralı Kararı



4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 15’inci maddesinde, Rekabet Kurulu’nun görevlerini yerine getirirken gerekli gördüğü hallerde, teşebbüs ve teşebbüs birliklerinde incelemelerde bulunabileceği düzenlenmiştir. Yerinde yapılan inceleme sırasında teşebbüslerin incelemeyi zorlaştırmamaları, Kurul uzmanlarınca talep edilen bilgi ve belgeleri teslim etme ve incelemeye yardımcı olma yükümlülükleri bulunmaktadır.


Anayasa Mahkemesi’nin 23.03.2023 tarih ve 2019/40991 başvuru numaralı kararında, Ford Otomotiv Sanayi Anonim Şirketi (“Başvurucu”) tarafından, Rekabet Kurulu tarafından yapılan incelemenin kanuna aykırı olması nedeniyle konut dokunulmazlığı hakkının ihlal edildiğine ilişkin yapılan başvuru incelenmiştir[1].


Başvurucu tarafından, Anayasa’nın 21. maddesi uyarınca konut dokunulmazlığı hakkında müdahale edilebilmesinin, hakim kararının varlığına bağlı olduğu belirtilerek; işyerinde gerçekleştirilen incelemenin yeterli kanuni güvenceleri içermediği ileri sürülmüştür.


Anayasa Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda, Rekabet Kurumu tarafından yapılan yerinde inceleme sırasında konut dokunulmazlığının ihlal edildiğine karar verilmiştir.


İşyerinde Yapılan İncelemenin Konut Dokunulmazlığı Çerçevesinde Değerlendirilmesi Mümkün müdür?


Anayasa’nın 21. maddesi uyarınca, usulüne göre verilmiş hakim kararı olmadıkça kimsenin konutuna girilemeyecek, konutunda arama yapılamayacak ve konutundaki eşyalara el konulamayacaktır.


Konut kavramının genel itibarıyla kişinin özel yaşantısını sürdürdüğü mesken olarak değerlendirilmesi sebebiyle, işyerinde yapılan incelemenin konut dokunulmazlığı hakkı çerçevesinde değerlendirilip değerlendirilemeyeceği tereddüt yaratmaktadır.


Anayasa Mahkemesi, 4054 sayılı Kanunun 15’inci maddesinde sayılan yetkiler gözetildiğinde, yerinde incelemenin teşebbüsün yönetim işlerini yürüttüğü merkez, şube ve tesislerde gerçekleştirildiğinin anlaşıldığını tespit etmiştir. Bununla birlikte, teşebbüslerin yönetim işlerinin yürütüldüğü kısımlar ile çalışma odaları gibi herkesin serbestçe giremediği alanların konut sayılacağına ilişkin tereddüt bulunmadığına kanaat getirilmiştir.


Dolayısıyla teşebbüsün ticari faaliyetlerini gerçekleştirdiği işyerinde yapılan yerinde incelemenin, konut dokunulmazlığı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine karar verilmiştir.


Rekabet Kurulu Tarafından Yapılan Yerinde İnceleme, Konut Dokunulmazlığını İhlal Etmekte midir?


Anayasa’nın 21’inci maddesinde düzenlenen konut dokunulmazlığı hakkının istisnası olarak, aynı maddede gecikmesinde sakınca bulunan hallerde doğrudan hakim kararı yerine kanunla yetkili kılınmış merciinin yazılı emrinin yeterli görülebileceği kuralına yer verilmiştir. Ancak bu ayrıksı durumda dahi, yetkili mercii kararının 24 saat içinde görevli hakimin onayına sunulması zorunludur.


Ancak 4054 sayılı Kanun kapsamında Rekabet Kurulu’na tanınan yetki, herhangi bir hakim kararı olmaksızın teşebbüslere ait işyerlerinde yerinde inceleme yapılmasını mümkün kılmaktadır. Başka bir ifadeyle, gecikmesinde sakınca bulunan haller ile sınırlı olmaksızın, Rekabet Kurulu tarafından hakim kararı bulunmadan yerinde inceleme yapılması öngörülmektedir.


Anayasa Mahkemesi, yukarıda aktarılan gerekçeleri ve Rekabet Kurulu’nun yazılı yerinde inceleme emrini 24 saat içinde görevli hakimin onayına sunma zorunluluğunun da bulunmadığını değerlendirerek; yerinde inceleme faaliyetinin konut dokunulmazlığı hakkını ihlal ettiği sonucuna varmıştır.


Sonuç


Anayasa Mahkemesi tarafından yerinde incelemeye ilişkin verilen ihlal kararı, rekabet hukuku uygulaması açısından büyük önem arz etmektedir.


Kararın Resmi Gazete’de yayımlanarak aleniyet kazanmasından sonra, Rekabet Kurulu tarafından yapılacak olan yerinde incelemelerin işbu ihlal kararı dikkate alınarak gerçekleştirilmesi gerektiği kanaatindeyiz. Zira kararda yapısal sorunun çözümü için keyfiyetin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne bildirilmesine hükmedildiğinden; yasama organı tarafından gecikmeksizin 4054 sayılı Kanun’un 15’inci maddesinin Anayasa’ya uygun hale getirilmesi öngörülmektedir.


Av. Deniz Karaduman



[1] Kararın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Kommentare


bottom of page