Ara
  • Kılıç Çaylı & Partners

Uzlaşma Yönetmeliği’nin Yürürlüğe Girmesiyle Uzlaşma Türk Rekabet Hukukunda Uygulanmaya Başlıyor



Yargı organları üzerindeki iş yükünü hafifletmek ve daha kısa sürede etkin bir uyuşmazlık çözümü ortaya koymak adına, hukukumuzda birçok alanda yer bulan uzlaşma müessesesi, 15.07.2021 tarihli ve 31542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hâkim Durumun Kötüye Kullanılmasına Yönelik Soruşturmalarda Uygulanabilecek Uzlaşma Usulüne İlişkin Yönetmelikle” birlikte Türk Rekabet Hukukunda da yerini aldı.


4054 Sayılı “Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanunun” 16.06.2020 tarihinde 43.maddesine eklenen fıkralarla Rekabet Hukukunda uzlaşma kurumunun temelleri atılmıştı. Rekabet Hukukunda uzlaşmanın esaslarının belirleneceği yönetmeliğin yayınlanması yaklaşık bir yıldır Türk Rekabet Hukukunun paydaşları tarafından beklenmekteydi.


31542 Sayılı Yönetmeliğin Rekabet Hukukumuza Getirdikleri ve Uzlaşma Süreci


Yönetmeliğin 4.maddesinde, uzlaşma usulünün başlatılmasında yetkinin Rekabet Kuruluna verildiği görülmektedir. Öyle ki, Kurul, uzlaşma usulünün başlatılmasında, soruşturma sürecinin hızlı bitirilmesinden doğacak usuli faydaları ve ihlalin varlığına veya kapsamına ilişkin görüş farklılıklarını dikkate alarak, soruşturmaya başlanmasından sonra, soruşturma taraflarının talebi üzerine veya re’sen uzlaşma usulünü başlatabilecektir. Aynı hükme göre Kurul uzlaşma usulüne başlatırken şu hususları da dikkate alabilecektir:


a) Soruşturma taraflarının sayısı,

b) Soruşturma taraflarının önemli bir kısmının uzlaşmaya başvurup başvurmadığı,

c) İhlalin kapsamı ile delillerin niteliği,

ç) Soruşturma taraflarıyla ihlalin varlığına ve kapsamına ilişkin ortak bir kanaate ulaşmanın mümkün olup olmadığı.


Yönetmeliğin 5.maddesine göre, uzlaşma sürecinin başlatılması için, soruşturma tarafları uzlaşma taleplerini yazılı olarak Kuruma iletecektir. Rekabet Kuruluna bu talebi kabul veya reddetme yetkisi haricinde, varsa diğer tarafların da uzlaşma görüşmelerine davet edilmesine karar verebilme yetkisi verilmiştir.


Rekabet Kurulunun uzlaşma sürecini re’sen başlatması halinde ise, soruşturma taraflarını uzlaşma görüşmelerine davet edecektir. Soruşturma tarafları, bu davetin tebliğinden itibaren on beş gün içinde uzlaşma görüşmelerine başlamak isteyip istemediklerini Kuruma yazılı olarak bildirecektir.


Yönetmeliğin 6.maddesine göre, uzlaşma görüşmelerine başlanmış olması, uzlaşma taraflarının kendileri hakkında isnat edilen ihlali kabul ettikleri anlamına gelmeyecektir. Uzlaşma tarafları, uzlaşma metninin sunulmasına kadar uzlaşma sürecinden çekilebilir. Uzlaşma görüşmeleri aşamasında Rekabet Kurumu tarafından, uzlaşma taraflarına aşağıdaki hususlarda bilgilendirme yapılacaktır:


a) Uzlaşma tarafı hakkında ileri sürülen iddiaların içeriği,

b) İsnat edilen ihlalin niteliği ve kapsamı,

c) Uzlaşma tarafının, isnat edilen ihlalin niteliğine ve kapsamına ilişkin bilgilendirilmesi amacıyla sınırlı olmak ve ticari sırlardan ve gizli bilgilerden arındırılmak kaydıyla, taraf hakkındaki ihlal isnadına dayanak teşkil eden başlıca deliller,

ç) Sürecin uzlaşma ile neticelenmesi halinde uygulanabilecek indirim oranı,

d) Uzlaşma tarafına verilebilecek idari para cezası aralığı.


Uzlaşma sürecinin şeffaf yürütülmesi ve uzlaşma taraflarının uzlaşmanın ve görüşmelerin uzlaşma ile sonuçlanamaması halinde soruşturmanın sonuçları hakkında bilgilendirilmesi anlamında yerinde ve gerekli bir düzenleme yapılmıştır. Rekabet Hukukumuzda uzlaşmanın etkin bir uyuşmazlık çözüm yolu olmasının sağlanması bakımından bu düzenlemenin ihdas edildiği anlaşılmaktadır.


Uzlaşma akabinde verilecek ara kararın içeriğine ilişkin düzenleme ise Yönetmeliğin 7.maddesinde mevcuttur. Buna göre uzlaşma ara kararında;


a) İsnat edilen ihlalin niteliği ve kapsamı,

b) Ceza Yönetmeliği kapsamında hesaplanan azami idari para cezası oranı,

c) Uzlaşma usulü sonucunda uygulanacak indirim oranı,

ç) Varsa, Aktif İşbirliği Yönetmeliği kapsamında uygulanacak indirim oranı,

d) Verilecek azami idari para cezası oranı ve miktarı,

e) Uzlaşma metninin Kuruma gönderilmesi için verilecek ve on beş günü aşmayacak kesin süre,

f) Uzlaşma metninin süresi içinde gönderilmemesi halinde, Kurulun ara kararda yer verilen hususlarla bağlı olmayacağı hususları yer alacaktır.


Uzlaşma tarafı, uzlaşma ara kararında bildirilen hususları kabul etmesi halinde bir uzlaşma metnini sunacaktır. Uzlaşma metninde yönetmelikte sayılan kayıtların bulunması zorunludur. Bu kayıtlar arasında, uzlaşma tarafının ihlalin varlığını, kapsamını ve ihlal nedeniyle verilen idari para cezasını kabul ettiğine dair açık beyanının yanında özellikle, idari para cezasının ve uzlaşma metninde yer alan hususların uzlaşma tarafınca dava konusu yapılamayacağı hususunun bulunmasının gerekliliği önemlidir. Gerçekten de, uzlaşma metninde yer alan hususların dava konusu yapılabilmesi Rekabet Hukukunda uzlaşma müessesinin etkinliğini ortadan kaldırabilecektir. Anılan düzenlemeyle, bu yolun uzlaşma kurumunun ruhuna uygun olarak kapatılması yerinde olacaktır.


Uzlaşma Sürecinin Sonlandırılması


Uzlaşma metninin Kurum kayıtlarına girmesinden itibaren on beş gün içinde, Kurul tarafından ihlal tespitinin ve idari para cezasının yer aldığı bir nihai kararla ilgili taraf bakımından soruşturma sonlandırılacaktır.


Uzlaşma tarafının uzlaşma metnini süresi içinde göndermemesi, gönderilen uzlaşma metninde bulunan eksikliklerin süresi içinde giderilmemesi, Rekabet Kurulunun uzlaşma sürecinin sona erdirilmesine karar vermesi veya uzlaşma tarafının uzlaşma sürecinden çekilmesi hallerinde, ilgili taraf bakımından sürecin uzlaşma ile sonuçlanmadığı kabul edilerek olağan soruşturma usulü takip edilecektir. Bu durumda, uzlaşma görüşmeleri kapsamında uzlaşma tarafınca sunulan bilgi ve belgeler dosya kapsamından çıkarılacak ve soruşturma sonucunda alınacak nihai karara dayanak yapılamayacaktır.


Yazının sonuna gelirken, uzlaşmanın Vergi ve Ceza Hukuku gibi alanların dışından Türk Rekabet Hukukunda da yer bulmasının hukuk camiamızda olumlu karşılandığını görüyoruz. Uzlaşma kurumunun yalnızca bireylerin ve toplulukların değil, kamunun da menfaatine olduğu kanaatindeyiz. ABD mahkemeleri tarafından verilen bir kararda ifade edildiği üzere, kamu menfaati uyuşmazlıkların muhakeme sonucunda değil uzlaşma ile çözülmesini kuvvetle destekler[1]. İnanıyoruz ki, yayınlanan bu yönetmelik ülkemizde alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının gelişimine önemli bir katkı sunacaktır.


Av. Efecan Çevik



[1] ARO Corp. v. Allied Witan Co., 531 F .2d 1378, 6.Daire, 1976

8 görüntüleme0 yorum