top of page

Rekabet Kurulunun Yerinde İnceleme Yetkisine İlişkin Anayasa Mahkemesi Kararı Ne Diyor?

  • Yazarın fotoğrafı: Kılıç Çaylı & Partners
    Kılıç Çaylı & Partners
  • 24 Şub
  • 4 dakikada okunur

17 Şubat 2026 Tarih ve 33171 Sayılı Resmî Gazete - Anayasa Mahkemesi'nin Rekabet Kurulunun Yerinde İnceleme Yetkisine İlişkin E.2023/174, K.2025/224 Sayılı Kararı


Rekabet Kurulunun Yerinde İnceleme Yetkisine İlişkin Anayasa Mahkemesi Kararı Ne Diyor?Anayasa Mahkemesi'nin E.2023/174, K.2025/224 Sayılı Kararı
Anayasa Mahkemesi'nin E.2023/174, K.2025/224 Sayılı Kararı

Anayasa Mahkemesi (“AYM”), 7/12/1994 tarihli ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 15. Maddesinde yer alan bazı ibarelerin iptali talebiyle yapılan itiraz başvurularını karara bağlamıştır.


Başvurular, 15. Maddenin birinci fıkrasında yer alan “...gerekli gördüğü hallerde...” ibaresi ile aynı maddenin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen ve yerinde incelemenin engellenmesi veya engellenme ihtimali bulunması halinde sulh ceza hâkimi kararıyla yerinde inceleme yapılmasına imkân tanıyan hükme ilişkindir. Mahkeme, yapılan itirazları esastan incelemiş ve çoğunluk oyuyla söz konusu kuralların Anayasa’ya aykırı olmadığına karar vermiştir.


Başvurunun Konusu ve Kapsamı


İtiraz başvuruları; Rekabet Kurulu’nun yerinde inceleme yetkisinin kapsamının ve bu yetkinin Anayasa’nın 2. maddesinde düzenlenen hukuk devleti ilkesi, 13. Maddesinde yer alan temel hak ve özgürlüklerin sınırlanması rejimi, 21. Maddesinde güvence altına alınan konut dokunulmazlığı hakkı ile 167. Maddesinde devlete yüklenen rekabeti koruma ödevi çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği iddiasına dayanmaktadır. Başvuruya konu düzenlemelerin, idari para cezalarının iptali istemiyle açılan davalarda uygulanacak kural niteliğinde olduğu kabul edilerek esas inceleme yapılmıştır.


AYM’nin Değerlendirdiği Düzenlemeler


Rekabet Kurulu’nun Yerinde İnceleme Yetkisinin Kapsamı

4054 sayılı Kanun’un 15. Maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesinde, Kurul’un kanunla kendisine verilen görevleri yerine getirirken gerekli gördüğü durumlarda teşebbüs ve teşebbüs birliklerinde yerinde inceleme yapabileceği düzenlenmiştir.


İtirazlarda; bu yetkinin gecikmesinde sakınca bulunan hâllerle sınırlandırılmadığı ve hâkim onayına ilişkin bir güvence öngörülmediği, dolayısıyla Anayasa’nın 2., 13. ve 21. Maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.


Anayasa Mahkemesi incelemesini hukuk devleti ilkesinin bir unsuru olan belirlilik ilkesi kapsamında yapmış; düzenlemenin Kurul’a sınırsız bir yetki tanımadığını, yerinde inceleme yetkisinin yalnızca Kanun’la verilen görevlerin yerine getirilmesi amacıyla ve bu çerçevede kullanılabileceğini belirtmiştir. Ayrıca Anayasa’nın 167. Maddesine atıfla, piyasada tekelleşme ve kartelleşmenin önlenmesinin devletin görevi olduğunu ve yerinde incelemenin bu amaca hizmet eden araçlardan biri olduğunu ifade etmiştir.


Mahkeme, “gerekli gördüğü hallerde” ibaresinin somut olayın şartlarına göre değerlendirme imkânı tanıdığını ve kanun koyucunun takdir yetkisi içinde kaldığını belirtmiştir.


Bu gerekçeler doğrultusunda Mahkeme;


  • Kuralın belirlilik ilkesine aykırılık taşımadığını,

  • Hukuk devleti ilkesini ihlal etmediğini,

  • Anayasa’nın 167. maddesiyle uyumlu olduğunu,

  • Düzenlemenin Anayasa’nın 13. ve 21. Maddeleriyle doğrudan bağlantılı olmadığını


belirterek itirazları reddetmiştir.


Sonuç olarak AYM, söz konusu ibarenin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın oyçokluğuyla reddine hükmetmiştir.


Engelleme Halinde Hâkim Kararıyla Sürecin İşleyişi

Kanun’un 15. Maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesinde, yerinde incelemenin engellenmesi veya engellenme ihtimalinin bulunması hâlinde sulh ceza hâkimi kararıyla yerinde inceleme yapılabileceği düzenlenmiştir. Başvurucular, bu hükmün konut dokunulmazlığına ölçüsüz bir müdahale oluşturduğunu ileri sürmüşlerdir. Anayasa Mahkemesi çoğunluğu ise hâkim kararının açıkça öngörülmüş olmasının anayasal güvence sağladığını, müdahalenin rekabetin korunması gibi anayasal bir amaca dayandığını, yetkinin gecikmesinde sakınca bulunan hâllerle sınırlı olmamasının tek başına Anayasa’ya aykırılık teşkil etmediğini ve müdahalenin yargısal denetime tabi olduğunu belirterek kuralın Anayasa’nın 21. Maddesine aykırı olmadığına karar vermiştir.


Devletin Rekabeti Koruma Yükümlülüğü


Mahkeme kararında özellikle Anayasa’nın 167. Maddesine vurgu yapılmış; bu madde uyarınca Devletin para, kredi, sermaye ve hizmet piyasalarının sağlıklı ve düzenli işlemesini sağlamak ve tekelleşme ile kartelleşmeyi önlemekle yükümlü olduğu hatırlatılmıştır.


Anayasa Mahkemesi, yerinde inceleme yetkisinin bu anayasal yükümlülüğün yerine getirilmesinde temel araçlardan biri olduğunu değerlendirmiş; piyasalarda fiili veya hukuki tekelleşmenin önlenmesi, rekabet ihlallerine ilişkin delil elde edilmesi ve etkin bir soruşturma yürütülebilmesi bakımından söz konusu yetkinin kamu yararı amacı taşıdığını ifade etmiştir.


Karşı Oyda Öne Çıkan Değerlendirmeler


Karar oy çokluğuyla alınmış; Hasan Tahsin Gökcan, Engin Yıldırım, Kenan Yaşar, Yusuf Şevki Hakyemez ve Selahaddin Menteş çoğunluk görüşüne katılmamıştır.


Karşı Oy gerekçelerinde özetle;


  • “Gerekli gördüğü hallerde” ibaresinin sınırlarının yeterince açık ve öngörülebilir olmadığı,

  • Yerinde inceleme yetkisinin işyerlerinin konut niteliği taşıyan bölümlerine müdahale imkânı verdiği ve bu nedenle Anayasa’nın 21. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği,

  • Sulh ceza hâkimi kararının gecikmesinde sakınca bulunan hâllerle sınırlandırılmamış olmasının ve hâkim denetiminin istisnai hâle bağlanmasının anayasal güvenceleri zayıflattığı


ileri sürülmüştür.


Özellikle Sayın Hasan Tahsin Gökcan ve Sayın Yusuf Şevki Hakyemez, önceki bireysel başvuru kararlarında işyerlerinde yapılan yerinde incelemelerin konut dokunulmazlığı kapsamında değerlendirildiğini hatırlatarak, somut kararda aynı anayasal çerçevede inceleme yapılmamasının içtihat tutarlılığı ve hukuki öngörülebilirlik açısından sorun oluşturduğunu belirtmişlerdir. Bu üyeler, Mahkemenin önceki yaklaşımından ayrılırken yeterli gerekçe sunmadığını vurgulamıştır.


Sayın Engin Yıldırım ve Sayın Kenan Yaşar ise “gerekli gördüğü hallerde” ibaresinin müdahale koşullarını objektif ölçütlere bağlamadığını ve hâkim denetimini istisnai hâle indirgediğini belirterek, bunun Anayasa’nın 2., 13. ve 21. Maddeleriyle bağdaşmadığını ifade etmiştir.


Özetle, karşı oy sahipleri kuralın temel haklara müdahale bakımından yeterli anayasal güvenceleri içermediği kanaatiyle iptal edilmesi gerektiğini savunmuşlardır.


Sonuç


Sonuç olarak, AYM, 4054 sayılı Kanun’un 15. Maddesinin birinci fıkrasında yer alan “gerekli gördüğü hallerde” ibaresi ile üçüncü fıkrasının ikinci cümlesinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazların reddine karar vermiştir. Bu kararla birlikte Rekabet Kurulu’nun yerinde inceleme yetkisinin anayasal dayanağı güçlendirilmiş, engelleme hâlinde sulh ceza hâkimi kararıyla inceleme yapılmasına ilişkin uygulama teyit edilmiş ve yerinde incelemeye ilişkin anayasal tartışma önemli ölçüde netlik kazanmıştır.


Bununla birlikte, karşı oy gerekçeleri dikkate alındığında, özellikle işyerlerinde gerçekleştirilen yerinde incelemelerde yetkinin kapsamı, inceleme sınırları, elektronik verilerin incelenmesi ile savunma hakları ve usuli güvenceler bakımından uygulamada dikkatli hareket edilmesi önem arz etmektedir.


Dolayısıyla teşebbüslerin yerinde inceleme süreçlerine ilişkin iç prosedürlerini güncel tutmaları, çalışanlarını bu konuda bilgilendirmeleri ve elektronik veri yönetimi ile uyum programlarını gözden geçirmeleri rekabet hukuku risk yönetimi açısından önem taşımaktadır. Rekabet soruşturmalarına konu olabilecek teşebbüsler bakımından ise yerinde incelemeye ilişkin hak ve yükümlülüklerin önceden değerlendirilmesi ve olası senaryolara karşı hukuki hazırlık yapılması gerekmektedir.


Av. LLM. Duygu Kılıç Çaylı 

İrem Sucu 

Yorumlar


Hukukta güncel gelişmelerden haberdar olmak için blog ve bültenlerimize kayıt olabilirsiniz:

Kayıt olduğunuz için teşekkür ederiz. Bilgilendirmeleri almaya başlayacaksınız.

bottom of page