Ara
  • Kılıç Çaylı & Partners

Türk Ticaret Kanunu Uyarınca Taşıyıcının Sorumluluktan Kurtulması ve Sorumluluk Sınırı


6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (“Kanun”) 875. maddesi ile taşıyıcının, taşınanın zıya ve hasar ile gecikmeden doğan zarardan sorumlu olacağı hükme bağlanmıştır. Ancak bu sorumluluk mutlak bir sorumluluk değildir. Kanun’un 876. maddesi uyarınca zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse taşıyıcı sorumluluktan kurtulur.


Kanun’un 882. maddesi ile de taşıyıcının sorumluluk sınırlarına değinilmiştir. Gönderinin tamamının veya bir kısmının zıyaı veya hasarı halinde ödenecek tazminat bazı hallerde sınırlandırılmıştır.


Aşağıda Kanun ile taşıyıcının sorumluluktan kurtulabileceği haller ve sorumluluğuna getirilmiş sınırlar incelenmektedir.


Taşıyıcının Sorumluluktan Kurtulması


Kanun’un 876, 877 ve 878. maddeleri taşıyıcının sorumluluktan kurtulma hallerini hükme bağlamaktadır. Yukarıda da değinildiği üzere zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. Buna göre taşıyıcı, tedbirli bir taşıyıcının gösterebileceği özeni göstermiş olsaydı bile zıya, hasar veya gecikme yine de meydana gelecekse ve taşıyıcı bu durumu kanıtlayabilirse sorumluluktan kurtulacaktır.


Bu durumda ispat külfeti taşıyıcıya yüklenmiştir ve taşıyıcı gerekli özeni gösterdiğini ispat etmek durumundadır. Taşıyıcının ispat ettiklerinin aksini ispat da zarar görene düşmektedir.


Taşıyıcının Sorumluluktan Kurtulmasında Özel Sebepler


Zıya, hasar veya teslimdeki gecikme, Kanun’un 878. maddesinde sayılan özel hallerden birine bağlanabiliyorsa taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. Buna göre zıya, hasar veya teslimdeki gecikme;

  • Sözleşme veya teamüle uygun olarak üstü açık bir aracın kullanılmış olması;

  • Gönderen tarafından yapılan yetersiz ambalajlama;

  • Eşyanın gönderen veya gönderilen tarafından işleme tabi tutulması, yüklenmesi veya boşaltılması;

  • Eşyanın, özellikle kırılma, paslanma, bozulma, kuruma, sızma, olağan fire yolu ile kolayca zarar görmesine yol açan doğal niteliği;

  • Taşınacak paketlerin gönderen tarafından yetersiz etiketlenmesi;

  • Canlı hayvan taşınması;

  • Gümrük Kanunu ile diğer kanun ve düzenlemelerde yer alan hükümlerin taşıyıcının sorumluluktan kurtulmasını haklı gösterdiği

hâllerden birine bağlanabiliyorsa taşıyıcı sorumluluktan kurtulur.


Zıya, hasar veya gecikmenin yukarıda sayılan sebeplerden birine dayanması durumunda taşıyıcı sorumluluktan kurtulabilir.


Taşıyıcının Sorumluluk Sınırı


Eşyanın zıya veya hasara uğraması ya da taşıma süresinin aşılması nedeni ile bir zararın doğması durumunda, taşıyıcı meydana gelen zararı tazmin etmek zorundadır.


Taşıyıcının sorumluluk sınırı Kanun’un 882. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükme göre gönderinin tamamının zıyaı veya hasarı halinde, ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır.


Gönderinin münferit parçalarının zıyaı veya hasarı halinde ise taşıyıcının sorumluluğu gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının, gönderinin bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır.


Özel Çekme Hakkı Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasınca belirlenen değerine göre TL cinsine çevrilerek hesaplanır.


Yargıtay kararlarına göre, gönderinin tamamının zıyaı veya hasarı hâlinde, ödenecek tazminat, Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Bu sınırın üstünde kalan tutarın reddine karar verilmektedir.[1]


Zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı, sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz.


Yargıtay Kararları Işığında Taşıyıcının Sorumluluğu


Yargıtay Kararlarında her olayın somut özelliklerine göre değerlendirme yapılmaktadır. Örneğin;

  • Lastiğin patlaması sonucu asfalta sürtünen jantlardan çıkan kıvılcım neticesinde gerçekleşen yangın olayında lastiğin patlamasının bakım ve işletim kusuru oluşturması ve Kanun’un 876. maddesi gereği taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği bir sebepten hasarın gerçekleştiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle taşıyıcının sorumluluğuna gidilmiştir.[2]

  • Taşıyıcının sorumluluğu doğan başka bir olayda ise 24 saat içinde taşınması gereken eşyanın taşınmaması ve 10 günlük süre boyunca nerede olduğunun da bilinmemesi ancak aramalar neticesi ortaya çıkması TTK'nın 886. maddesine göre pervasızca davranış kusuru oluşturduğuna değinilmiş ve taşıyıcının sınırsız sorumlu olduğuna karar verilmiştir.[3]

Sonuç


Türk Ticaret Kanunu’nun 875. maddesi ile taşıyıcının, taşınanın zıya ve hasar ile gecikmeden doğan zarardan sorumlu olacağı hükme bağlanmıştır.


Taşıyıcının sorumluluğu sınırsız ve mutlak bir sorumluluk olmayıp Kanun ile taşıyıcının sorumluluktan kurtulabileceği özel haller ve bu sorumluluğa sınırlar getirmiştir.


Yargıtay kararları ışığında somut olay özelinde, zararın veya zıya halinin taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelip gelmediği değerlendirilmelidir.


Av. Öykü Şanlı

Tuğçe Koyuncu



[1] Yargıtay 11. HD., E. 2016/990 K. 2017/102 T. 9.1.2017 [2] Yargıtay 11. HD., E. 2019/3128 K. 2020/1285 T. 12.2.2020 [3] Yargıtay 11. HD., E. 2015/14400 K. 2016/3967 T. 11.4.2016 kararı

19 görüntüleme0 yorum